Anadolu'da Lale Devri mimarisi (İstanbul dışı örnekler üzerine bir araştırma)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, SANAT TARİHİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERKAN ATAK
Danışman: Ali Osman Uysal
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Osmanlı İmparatorluğu XVII. yüzyılda baş gösteren iç karışıklıklar ve kaybedilen savaşlar neticesinde bir duraklama ve gerileme dönemi içerisine girmiştir. Özellikle yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilen II. Viyana Kuşatması'nın başarısızlıkla sonuçlanması devletin ekonomik açıdan sarsılmasına neden olmuştur. Bu durum katlanarak XVIII. yüzyıla sarkmıştır. 1703 yılında devletin başına geçen III. Ahmed devletin bu buhrandan kurtulmasını sağlamak için birtakım ıslahatları hayata geçirmiştir. Yüzyılın başlarından itibaren Avrupalı Devletlerle savaştan ziyade diplomatik ilişkilere dayalı bir politika izlenilmeye başlanmış ve Pasarofça Antlaşması'ndan sonra Sadrazam olan Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile birlikte birçok alanda köklü değişikliklere gidilmiştir. Osmanlı Devleti'nde "Lale Devri" olarak adlandırılan 1703-1730 arası yıllar birçok alanda olduğu gibi mimaride de birtakım değişimlerin yaşandığı bir geçiş dönemidir. Bu dönemde büyük ölçekli külliyelerin yerini daha mütevazi ölçülerde medrese merkezli külliyeler almıştır. Buna karşın Damat İbrahim Paşa'nın memleketi Nevşehir'de yaptırdığı külliye genel yerleşim şeması ve bünyesinde barındırdığı birimlerle geniş ölçekli klasik dönem külliye özelliklerini devam ettirir. Külliyenin bu tarzda inşa edilmesinde Damat İbrahim Paşa'nın büyük etkisi olduğu mevcut vakfiyelerden anlaşılmaktadır. Müstakil yapılarda ise mimari anlamda münferit birkaç ayrıntı haricinde bir yenilik gözükmemekle birlikte süsleme alanında belirli motiflerin yaygınlık kazandığı görülür. Bu değişimin yaşanmasında Yirmisekiz Mehmet Çelebi Efendi'nin Fransa'ya elçi olarak gönderilmesinin etkisi büyüktür. Zira Yirmisekiz Mehmet Çelebi Fransa'nın farklı şehirlerinde yaptığı gözlemleri bir rapor haline getirerek saraya sunmuştur. Söz konusu raporda Fransız mimarisi ve kültürü anlatılmaktadır. Dönemin başkenti İstanbul'da öncelikle sivil yapılarda görülmeye başlayan değişim dini yapıların süsleme programların da bir ölçüde kendini göstermiştir. Bu değişimin yansımalara Anadolu'daki çağdaş örneklerde de kendini göstermiştir. Özellikle döneme damgasını vuran Sadrazam Damat İbrahim Paşa başta olmak üzere Kaymak Mustafa Paşa, Hüseyin Paşa, Nasuh Paşa ve Rızvan Ahmed Paşa gibi tanımmış simaların baniliğini yaptığı eserlerde bu değişim daha net izlenir. Anahtar Kelimeler: Lale Devi, III. Ahmed, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Süsleme