Propiyonik Asitin Genomik Kararsızlık Yaratma Potansiyelinin in vitro Koşullarda Araştırılması


Çobanoğlu H. (Yürütücü), Gökkılıç Y. B.

Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2026 - 2027

  • Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
  • Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
  • Başlama Tarihi: Nisan 2026
  • Bitiş Tarihi: Nisan 2027

Proje Özeti

Dünya nüfuzunun artmasıyla birlikte gıdaların dokusu, besin değeri ve aroması korunarak raf ömrünün artırılması ve bu süreçte zararlı mikroorganizmaların üremesinin engellenmesi için farklı muhafaza etme teknikleri uygulama ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu tekniklerden birisi de gıda katkı maddelerinin kullanımıdır. Gıda katkı maddelerinden önemli bir sınıfı antimikrobiyal katkı maddeleri oluşturmaktadır. Gıda endüstrisinde en yaygın olarak kullanılan antimikrobiyal gıda katkı maddelerinden birisi propiyonik asittir (PA, E280). PA bazı gıda ürünlerinde doğal olarak bulunur. Örneğin; sütte düşük miktarlarda bulunurken yoğurt ve peynir gibi süt ürünlerinde çoğunlukla propionibakteriler tarafından gerçekleştirilen bakteriyel fermantasyon nedeniyle nispeten daha yüksek seviyelerde bulunur. PA, anti-fungal ve anti-bakteriyel etkilere sahip olduğundan gıda ürünlerinde özellikle ekmek ve unlu mamüllerde de koruyucu  olarak kullanılmaktadır. Buna ek olarak, sindirilmemiş gıdalar kolonda mikrobiyota tarafından fermente edilir ve çeşitli mikrobiyal metabolitlere yol açar. PA da üretilen başlıca metabolitlerdendir. Özellikle belirli bazı patolojik durumlarda yüksek PA miktarlarının ortaya çıktığı da bilinmektedir. Literatürde PA’nın insan sağlığı için farklı nedenlerden dolayı önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bunlar;
(i) bağırsak-konak etkileşimlerinin metabolik aracısı olarak görev yapması,
(ii) insan diyetinde yaygın olarak bulunması,
(iii) bazı doğuştan metabolizma bozukluklarında seviyesinin önemli ölçüde artması,
(iv) psikiyatrik bozuklukların patofizyolojisinde önemli bir rol oynayabilir olmasıdır.
Yapılan literatür taramasında çeşitli fizyolojik süreçleri etkilediği bilinen PA’nın insan lenfositleri üzerindeki genotoksik potansiyeline ilişkin çok sınırlı veri bulunduğu görülmüştür. PA’nın İnsanda, kromozom kayıp veya kırıkları ile oluşan mikronükleus (MN), disentrik kromozomların indikatörü olan nükleoplazmik köprü (NPB) ve gen amlifikasyonunu temsil eden nüklear bud (NBUD) oluşumuna etkileri ile ilgili bir veriyeyse rastlanmamıştır. Bu nedenle planlanan bu çalışmada, çeşitli fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenin genotoksisitesinin değerlendirilmesinde sıklıkla kullanılan sitogenezi bloke edilmiş mikronükleus (CBMN) yöntemi kullanılacaktır. PA’nın genotoksik potansiyelini değerlendirirken MN, NPB ve NBUD parametreleri kullanılacaktır.