Kolektif Adaptasyonun İzinde: Koryo-Saram (Sovyet Korelileri) Topluluğunda Kolektif Üretim ve Kültürel Direncin Tarihsel Dinamikleri


Teğin E. (Yürütücü), Şahin Ç. E., Keskin Ö., Şahin Ü.

TÜBİTAK Projesi, 3005 - Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı, 2027 - 2028

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Destek Programı: 3005 - Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı
  • Başlama Tarihi: Ocak 2027
  • Bitiş Tarihi: Temmuz 2028

Proje Özeti

Proje önerisi, 20.yüzyılın en büyük zorunlu göç hareketlerinden biri olan 1937 Koryo-Saram (Sovyet Korelileri) zorunlu göçü (deportatsiya) 1937-1955 yılları arasındaki ekonomik ve kültürel adaptasyon süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla incelemektedir. Stalin iktidarıyla yön değiştiren Sovyet politikaları ve Uzak Doğu’da etnik temelli yerleşimci kolonyalizmi benimseyen Japon İmparatorluğu faaliyetleriyle tetiklenen süreçte Primorsky Krayı’nda bulunan yaklaşık 170.000-200.000 Koreli’nin bölgeden göç ettirilmesi daha sonrasında Türk dünyasının farklı bölgelerinde de görülecek olan zorunlu göç politikalarının ilk ve model uygulamasını oluşturması bakımından kritik öneme sahiptir. Mevcut literatür zorunlu göçün siyasi boyutlarını, çeşitli trajik sonuçlarını, topluluğun dilsel asimilasyonunu (Ruslaştırma) ve genel sosyo-kültürel değişimini geniş bir çerçevede ele almış olsa da diasporanın gündelik hayattaki ekonomik olarak ayakta kalma stratejileri ile kültürel üretim pratikleri arasındaki organik bağı sistematik olarak analiz eden çalışmalar sınırlıdır. Proje önerisi, beşerî bilimlerde kolektif adaptasyon kavramını Sovyet modernleşmesinin toplumsal mühendisliğe varan uygulamaları çerçevesinde yeniden ele almayı ve kavrama yenilikçi bir yaklaşım kazandırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada “kolektif adaptasyon”; zorunlu göçe maruz kalan bir topluluğun, dışsal baskı ve kısıtlamalar altında, hem bireysel hem de grup düzeyinde geliştirdiği ekonomik hayatta kalma stratejileri, kültürel üretim pratikleri ve dayanışma ağlarının bütününü ifade etmektedir. Bu kavram; salt bireysel psikolojik uyum (coping) stratejilerinden farklı olarak, topluluğun kolektif bellek, ortak kimlik ve paylaşılmış pratikler etrafında birleşerek zorlu koşulları dönüştüren aktif failliğini ön plana çıkarmaktadır. Kavram ile güncel politika tasarımı arasındaki analitik köprü şu şekilde kurulmaktadır: Koryo-Saram’ın mesleki bilgi birikimini yeni coğrafyaya transfer etmesi, enformel ekonomik ağlar kurması ve kültürel sermayeyi ekonomik değere dönüştürmesi; günümüzde göçmen entegrasyon politikalarında “güçlendirme odaklı” yaklaşımların tarihsel dayanağını oluşturmaktadır.

 

Stalin döneminde Uzak Doğu’dan Türkistan’a sürülen Korelilerin, göçün ilk evresindeki travmatik koşullara rağmen kısa sürede ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan örnek gösterilen topluluklara dönüşmesi; kolektif üretim, dayanışma ve kültürel esneklik gibi faktörlerin tarihsel açıdan yeniden yorumlanmasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda proje önerisi, zorunlu göç/yer değiştirme sonrası toplulukların yeniden örgütlenme biçimlerini analiz ederek, tarihsel bir “başarı modeli”nin hangi toplumsal, kültürel ve ekonomik dinamiklerle oluştuğunu bilimsel yöntemlerle ortaya koymayı hedeflemektedir. Sovyet ekonomik yeniden yapılanmasının katı biçimi içinde nasıl ikili bir adaptasyon stratejisi geliştirildiğinin ortaya konacak olması projenin özünü oluşturmaktadır. Koryo-Saram topluluğu bir yandan pirinç tarımı ve sulama tekniklerindeki geleneksel uzmanlıklarını kullanarak kolektif/kooperatif çiftliklerde (kolhoz) ve devlet çiftliklerinde (sovhoz) çalış(tırıl)arak Sovyet tarım ekonomisinin vazgeçilmez bir parçası haline gelmişler ve Koryo-Saram kolhozları diğer sürgün topluluklar için bir model olarak görülmüşlerdir. Öte yandan, bu resmi ekonomik yapının dışında ve onunla paralel olarak, Morkovcha gibi ev üretimi ürünlerin yerel pazarlarda satılmasıyla kendilerine ait enformel bir ekonomik alan yaratmışlardır. Bu faaliyet, özellikle Koryo-Saram kadınları için önemli bir gelir kaynağı ve ekonomik özerklik aracı olmuştur.

 

Proje önerisi, bu ikili ekonomik yaşamın, kültürel dönüşüm süreçleriyle birlikte analizini amaçlamaktadır. Sovyet politikaları sonucunda Kore dilinin (Koryo Mar) neredeyse tamamen unutulması ve Rusçanın ana dil haline gelmesine rağmen Koryo-Saram arasında güçlü bir etnik kimlik bilinci varlığını sürdürmüştür. Bu proje önerisi, kimliğin tam da bu kayıp ve yeniden üretim anlarında, özellikle mutfak kültürü gibi (Morkovcha) maddi pratikler aracılığıyla nasıl yeniden müzakere edildiğini ve korunduğunu ele alacak; Koryo-Saram’ı tarihin "pasif kurbanları" olarak gören anlatıların aksine, onları zorlu koşullar altında yaratıcı çözümler üreten, stratejiler geliştiren ve mevcut ekonomik ve idari koşullar altında kendi kaderlerini şekillendiren "özneler” olarak konumlandırılabileceğini tartışmaya açacaktır. Bu amaçla, "yukarıdan tarih" perspektifi sunan ilgili Sovyet arşiv belgeleri (Politbüro kararları, NKVD raporları, kolhoz üretim kayıtları), günümüzde en yoğun Koryo-Saram nüfusuna ev sahipliği yapan Kazakistan Arşiv Belgeleri, üretim istatistikleri ve matbuat taraması ile "aşağıdan tarih" anlatılarını içeren sözlü tarih mülakatları bir araya getirilerek çok katmanlı ve disiplinlerarası bir yöntem izlenecektir. Sonuç olarak bu çalışma, Morkovcha olgusu üzerinden gıda, emek ve kimlik arasındaki kesişimleri inceleyerek diaspora çalışmaları, Sovyet tarihi ve Türk dünyasında gündelik hayatın politikası gibi alanlara özgün ve önemli katkılar sunmayı hedeflemekte ve proje sonuçlarının istikameti ile, Türkiye’nin başta Suriye ve çevre ülkeler kaynaklı kitlesel yer değiştirme hareketleriyle ülkeye gelenlerin kooperatifler aracılığıyla sosyal uyumlarının sağlanması ve istihdam dinamiklerine ilişkin deneyim aktarımı imkanlarını da gözetecektir.