4. ULUSLARARASI KAPADOKYA BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KONGRESİ, Nevşehir, Türkiye, 16 - 17 Nisan 2023, ss.444-456
Batı müziğinde ortalama 1000 yıllık bir geçmişe sahip olan “çoksesliliğin” Türk müziği
içerisinde yer alma süreci, yaklaşık olarak son 200 yıllık dönemi kapsamaktadır. Konuya
yönelik çalışmalar Cumhuriyet öncesine kadar uzanmakla birlikte süreç özellikle Cumhuriyet sonrasında hız kazanmış, müziğimizde çokseslilik bir hedef olarak görülmüş, genel ve mesleki müzik eğitiminde önemli değişim ve dönüşümler yaşanmış, fakat müziğimizin çokseslendirilmesi konusunda kimi zaman müzik insanları arasında fikir ayrılıkları ve tartışmalar gözlenmiştir.
Diğer yandan Türk müziğinin çokseslendirilmesi konusunda çeşitli yaklaşım, öneri ve teoriler geliştirerek, literatüre katkıda bulunan müzik insanları da olmuştur. Kemal İlerici, Ahmet Samim Bilgen, Veysel Arseven, Hüseyin Saadettin Arel, M. R. Gazimihal ve Yalçın Tura Türk müziğinin çokseslendirilmesi konusunda ilk akla gelen isimler arasında yer almaktadır.
Bu isimlerin yanı sıra Türk Beşleri’nin de makamsal ve çoksesli olarak bestelenmiş eserleri günümüzde uluslararası literatürde büyük önem taşımaktadır. Çokseslendirilmiş Türk müziği eserleri, sanatsal değer taşımanın yanı sıra genel, amatör ve özellikle mesleki müzik eğitiminin en önemli boyutlarından biri olan çalgı eğitiminde, bir eğitim aracı olarak da kullanılmıştır. Bu yönüyle eserlerin hangi yöntem, teknik ve yaklaşımla çokseslendirildiği konusu da önem kazanmış ve eğitim materyali haline gelen çokseslendirilmiş Türk müziği eserleri çeşitli araştırmalara konu olmuştur.
Bu çalışmada; Hakan Ali Toker’in “Piyano için Geleneksel Türk Müziği Albümü” adlı çalışmasında yer alan Türk halk müziği eserleri ele alınmış ve çeşitli yönleriyle analiz edilmiştir. Nitel ve betimsel yapıdaki çalışmada içerik analizi tekniği kullanılmış ayrıca araştırmacılar tarafından hazırlanan yapılandırılmış görüşme formu besteciye uygulanarak
veriler toplanmış ve nitel tekniklere göre analiz edilmiştir. Çalışmanın özgün olduğu, alana katkı sağlayıcı ve daha sonra yapılacak çalışmalara kaynak teşkil edeceği düşünülmektedir.
The process of incorporation of "polyphony" in Turkish music, which has an average of 1000
years of history in Western music, covers the last 200 years. Although the studies on the
subject date back to the pre-Republican era, the process gained momentum especially after
the Republic, polyphony was seen as a goal in our music, important changes and
transformations were experienced in general and vocational music education, but sometimes
there were disagreements and discussions among music people about the polyphony of our music.
On the other hand, there have been music people who contributed to the literature by
developing various approaches, suggestions and theories about the polyphony of Turkish
music. Kemal İlerici, Ahmet Samim Bilgen, Veysel Arseven, Hüseyin Saadettin Arel, M. R.
Gazimihal and Yalçın Tura are among the first names that come to mind in the field of
polyphony of Turkish music. In addition to these names, the works of Turkish Fives
composed as modal and polyphonic are of great importance in the international literature
today.
In addition to carrying artistic value, polyphonic Turkish music works have also been used as
an educational tool in instrument education, which is one of the most important dimensions
of general, amateur and especially vocational music education. In this respect, the method,
technique and approach of polyphonic works has gained importance and polyphonic Turkish
music works, which have become educational materials, have been the subject of various
researches.
In this study, Turkish folk music works included in Hakan Ali Toker's "Traditional Turkish
Music Album for Piano" were discussed, and analysed in various aspects. Content analysis
technique was used in the qualitative and descriptive study, and the structured interview form
prepared by the researchers was applied to the composer, and the data were collected and
analysed according to qualitative techniques. It is thought that the study is original, will
contribute to the field and will be a source for future studies.