Bolşevik Devrimi sonrasında meydana gelen kitlesel Beyaz Rus göçlerine kapılarını açan Türkiye, o günlerde yaklaşık 200 bin mülteciyi misafir etmişti. Yurtlarından ayrılan Beyaz Rusların yaklaşık 30 bin üyesi de Gelibolu’ya sığınmıştı. 22 Kasım1920’de Gelibolu’ya ulaşan misafirler, Gelibolu’da Türklerinde desteği ile kısa sürede burada yeniden ayağa kalktılar.
Misafir oldukları süre boyunca Türk toplumu ile hiçbir ihtilaf yaşamadılar, çok iyi ilişkiler kurdular. İlerleyen yıllarda dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Beyaz Ruslar, yaşadıkları çeşitli zorluklara rağmen Gelibolu’daki geçmişleri ile her zaman gurur duydular. Gelibolu gurbetinden sonra kendilerini daima “Gelibolulu” olarak adlandıran bu misafirler Gelibolu’daki kardeşlerini her zaman teşekkürle anmışlardır.
Beyaz Ruslar Gelibolu’ya ulaştıktan kısa bir süre sonra burada kurdukları yaşamı, zorlukları ve Gelibolu’da ayağa kalkışlarını tüm dünyaya göstermek istiyorlardı. Bu nedenle Gelibolu yaşamını fotoğraflamaya karar verdiler. Böylece 1921 yılında Gelibolu’da Ruslar tarafından çekilen ve günümüze ulaşan çok sayıda fotoğraf ortaya çıktı. Bu fotoğraflar, Beyaz Ordu’nun Gelibolu yaşamını oldukça ayrıntılı yansıtmayı başardığı gibi 1920’lerin hemen başındaki Gelibolu’yu da çeşitli yönleriyle günümüze taşımaktadır.
Gelibolu’da Ruslar tarafından ilk fotoğraf 20 Şubat 1921’de çekilir. Beyaz Rusların Gelibolu yaşamını belgeleyen, 1921 tarihli bu kıymetli fotoğraf arşivi, Ankara Rus Evi, Ankara Türk Rus Dostluk Evi ve ÇOMU-TURUSIA (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türkiye-Rusya İşbirliği Araştırma ve Uygulama Merkezi) işbirliği ile restore edilerek renklendirilmiştir. Açıklamalar eşliğinde sunulan fotoğraflardan oluşan bu hatıra albümü, Gelibolu Kardeşliğinin 100. Yıldönümüne ithaf edilmiştir.