Türk subpopülasyonunda maksiller estetik bölgenin immediat implant yerleştirilmesine yönelik kapsamlı analizi: Konik ışnlı bilgisayarlı tomografi çalışması
Tez Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye
Tez Danışmanı: Raif Alan
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Maksiller anterior bölge, estetik ve fonksiyonel taleplerin en yoğun olduğu anatomik alanlardan biri olup, bu bölgedeki implant başarısı; alveoler kemik morfolojisinin yüksek doğrulukla değerlendirilmesine dayanır. Popülasyonlar arasında anlamlı anatomik varyasyonlar tanımlanmış olmakla birlikte, Türk toplumuna özgü konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) temelli referans veriler yetersizdir. Amaç: Bu çalışma, Türk subpopülasyonunda maksiller anterior bölgenin immediat implant planlamasını belirleyen kritik morfometrik parametrelerini KIBT kullanarak kapsamlı biçimde karakterize etmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Toplam 597 maksiller anterior dişe ait KIBT kayıtlarında labial kemik kalınlığı (LKK), sagittal kök pozisyonu, labial undercut derinliği, labial konkavite açısı, kalan apikal kemik yüksekliği (KAKY), mezyodistal ve fasiyopalatinal (FPÖ) mesafeler ile sanal implant yerleşim parametreleri (SİY) nicel olarak ölçülmüştür. Analizlerde t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyonu kullanılmıştır. Bulgular: LKK örneklemin büyük çoğunluğunda <1 mm olup, SKP dağılımı belirgin şekilde Sınıf III lehine yoğunlaşmıştır. KAKY primer stabilite için yeterli düzeyde bulunmuştur. Lateral dişlerde belirgin undercut ve konkavite saptanmış, FPÖ ölçümleri palatinal implant yerleşimiyle uyumlu bir morfoloji ortaya koymuştur. Kemik odaklı SİY yaklaşımı fasiyal kemik korunumu açısından protetik aksa göre üstün bulunmuş; ortalama SİY-açısı 10–11° olup yaşla birlikte artış göstermiştir. Sonuç: Elde edilen veriler, Türk subpopülasyonunda maksiller anterior bölgenin morfolojik özelliklerinin immediat implant uygulamalarında palatinal yönlendirmeyi, hassas üç boyutlu planlamayı ve seçilmiş olgularda sert doku ogmentasyonu gerektirdiğini göstermektedir.