Hemodiyaliz ve periton diyalizine giren kronik böbrek yetmezlikli hastalarda mineral ve kemik bozukluğu gelişiminin karşılaştırılması
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erciyes Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bil., Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. Oktay Oymak
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Amaç: Kemik mineral
bozuklukları, son dönem böbrek yetmezliğinde mortalite ve morbiditeyi etkileyen
önemli bir problemdir. Kemik mineral bozukluklarında altın standart tanı
yöntemi kemik biyopsisi olsa da invazif ve pahalı bir yöntem olması nedeniyle
günümüzde biyokimyasal belirteç ve parametrelere göre kemik döngüsü,
mineralizasyonu ve volümü değerlendirilir. Bu çalışmadaki amaç, diyalize
giren hastalarda kemik ve mineral bozuklukları, belirli labaratuvar değerleri
ile öngörülerek, hemodiyaliz ve peritondiyaliz hastalarının arasında bu
değerlerin ve teropatik yaklaşımların farklı olup olmadığına bakmaktır.
Materyal ve Metod:
Çalışmaya toplam 167 hasta dahil
edildi. Bu hastalar 18 yaşından büyük en az 6 aydır diyalize giren hemodiyaliz
ve peritondiyaliz hastalarından oluşmaktadır. Hastaların son 6 aylık
rutin diyaliz takip verileri (Kalsiyum, fosfor, Parathormon, Albumin,
Hemoglobin, BUN, Kreatinin, diyalizat kalsiyumu) kullanıldı. Diyaliz
yeterliliği açısından Kt/V değerleri kaydedildi. Hastaların yaş, cinsiyet, boy,
kilo, diyalize girme nedeni, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, diyabet
varlığı kaydedildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların diyalize girdikleri süre
boyunca vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen kemik kırığı ve
paratiroidektomi öyküleri dosyalarından tarandı. Hastalarda ayrıca oral ya da
parenteral D vitamini, kalsimimetik, fosfor bağlayıcı (kalsiyum içeren ve
kalsiyum içermeyen) kullanımı kayıtları alındı.
Bulgular: Hastaların
86 (%51.5)’sı hemodiyaliz, 81(%48.5)’i periton diyalizi hastalarından
oluşmaktadır. Diyaliz
süresi ortalaması hemodiyaliz hastalarında 76(6-276) ay, periton diyalizi
hastalarında 56(21-82) ay olarak tespit edildi (p=0.015). Cinsiyet, yaş, kronik hastalıklar (DM, HT, KAH),
aktif D vitamini kullanımı, fosfor bağlayıcı ilaç kullanımı(kalsiyum içeren
fosfor bağlayıcı, kalsiyum içermeyen fosfor bağlayıcı), kalsimimetik kullanımı,
kırık öyküsü,paratiroidektomi operasyonu öyküsü ile diyaliz türü arasında
anlamlı farklılık saptanmamıştır.
Hastaların diyalize girme nedenleri ile diyaliz türü kategorileri
arasında istatiksel anlamlı bir ilişki bulunmaktadır(p=0.016). HD hastalarında
en sık diyalize girme nedeni diyabetik nefropati iken PD hastalarında
hipertansif nefropatidir.
Peritondiyaliz türündeki Hb
ortalama değerleri hemodiyaliz türüne göre yüksek bulunmuştur(p=0.02). Eritropoetin kullanımı HD hastalarında
daha fazladır(p=0.011).
PD kategorisindeki düzeltilmiş
Ca ortalama değerleri HD kategorisine göre yüksek bulunmuştur (p=<0.001). HD
türünde ortalama fosfor değerleri PD türüne göre yüksek bulunmuştur
(p=<0.005).
PTH<150 pg/ml olan hastalar
olası adinamik kemik hastalığı, PTH=150-600 pg/ml olan hastalar istenilen değer
aralığı, PTH>600 pg/ml olan hastalar sekonder hiperparatiroidi olarak kabul
edilmiştir. Adinamik kemik hastalığı hemodiyaliz hastalarında daha sık
gözlenmiştir (p=0.013).PTH>300 pg/ml üzerinde olan hasta sayısı
peritondiyalizinde daha sık gözlenmiştir(p=0.010). İstenilen değer aralığına
ulaşan hastalar peritondiyalizinde daha fazladır(p=0.008).Sekonder
hiperparatiroidi olan hastalar her iki diyaliz türünde de benzerdir. Aktif D
vitamini kullanımı, fosfor bağlayıcı kullanımı ve kalsimimetik kullanımına göre
biyokimyasal parametreler karşılaştırılmış fosfor bağlayıcı ve aktif D vitamini
kullanan grupta PD hastalarında düzeltilmiş kalsiyum ortalaması daha fazla
fosfor ortalaması daha düşük bulunmuştur.
Sonuç: Bu çalışmada diyaliz
hastalarında kemik mineral bozukluğunun diyaliz türleri arasında farklılığı
gözlenmiş, bu sonuçlara göre tedavi protokolleri ve teropatik yaklaşımlar
incelenmiştir. Bu çalışmada HD hastalarında adinamik kemik hastalığının daha
fazla görüldüğü, bununla birlikte PD hastalarında ise kemik mineral
bozukluklarının daha kabul edilebilir sınırlarda olduğu saptanmıştır. Sonuç
olarak, diyaliz hastalarında PD’nin kemik mineral bozukluklarını kontrol etmede
HD’den daha etkili olduğu saptanmıştır.