Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Ömer Karaoğlu
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Tarih
yazımı modern bir olgu olmamakla birlikte iktisat başta olmak üzere sosyal
bilimlerin disiplinler halinde keskin sınırlarla birbirinden ayrılarak kendi
araştırma nesnesi üzerine yoğunlaşmasından itibaren genelde tarih yazımı,
özelde ise iktisat tarihi yazımının yöntem ve söylem değişikliğinin izini
sürmek mümkündür. Özü gereği felsefi bir ruhu bünyesinde barındıran tarih
yazımı kadim dönemlerde bir tür teolojik ve metafiziksel tona sahip olmuştur.
Aydınlanma dönemi ile yaşanan kırılma neticesindeyse tarihi olayları ve
olguları sistematik bir düşünme biçimi çerçevesinde, tarih yazımında kullanılan
kavramlar, yöntemler ve yaklaşımların anlam bagajlarını dikkate alarak
değerlendirmenin gerekliliği doğmuştur. Tez boyunca iktisat tarihi yazımından
kastedilen ve bu doğrultuda tartışılan 19. yüzyıl sonrasında söz konusu
kırılmanın tecrübesiyle ortaya konan, höristik bir tarih yazımıdır. Kıta
Avrupası ve Anglo-Sakson düşünce gelenekleri temelinde ortaya konan kuramsal
yaklaşımlar çerçevesinde Osmanlı iktisat tarihi yazımının tartışıldığı tezde
temel tartışma konusu post-modern dönemde hakikat sonrası ruhun, tarihsel
gerçeklik ve höristik arasındaki bağı sorgulatan bir retoriğin kuramsal bir
zeminde tarih yazımını şekillendirme meselesidir. Anglo-Sakson gelenek
temelinde tümdengelimci bir yöntem ile ortaya konan kuramsal yaklaşımlar tarih
yazımını empirist, pragmatist, pozitivist, işlevselci ve evrim merkezli
yaklaşım üzerinden şekillendirmiştir. Buna karşın Kıta Avrupacı gelenek
temelinde tümevarımcı bir yöntem ortaya koyan kuramsal yaklaşımların tarih
yazımı üzerine etkisiyse idealizm, eleştirel teori, yapısalcılık, hermenötik ve
ideoloji merkezli yaklaşım etrafında şekillenmiştir. Söz konusu bu iki ana
düşünce geleneği çerçevesinde, Marksist tarih yazımı, Alman tarihçi okulu ve
Annales okulu Kıta Avrupası düşünce geleneğinin kuramsal yaklaşımları
çerçevesinde Osmanlı iktisat tarihi yazımını besleyen bir yönü ifade ederken,
buna alternatif olarak Anglo-Sakson tarih yazımı diğer geleneğin tarih
yazımında somut bir örnekliği olmuştur. Tez kapsamında her bir tarih yazımının,
bağlı bulunduğu düşünce geleneği ve bu gelenekten beslenen kuramsal
yaklaşımlarla ilişkisi kurulmuş olup, müstakil biçimde Osmanlı iktisat tarihi
yazımına özgün yaklaşımların imkanı da örneklikleriyle birlikte tartışılmıştır.
Tüm bu tartışmalar neticesinde gelinen noktada, Osmanlı iktisat tarihi
yazımının özgünlüğünün retorik söylem, bir tür endüstriyel tonu bünyesinde
barındıran kültürel hegemonya ve dispozitif üzerine bir farkındalıkla son
derece ilişkili olduğu görülmüştür. Osmanlı iktisat tarihi yazımında bahsi
geçen özgünlüğü yakalamak ise yerleşik tarım/konar göçer toplum ayrımını,
devlet kurumunun mahiyetinin Osmanlı’nın kurulduğu coğrafyada karşılığını ve
devletin iktisadi hayata müdahalesini meşrulaştıran hukuki zeminde şer’i/örfi
hukukun ayrı ayrı rolünü yukarıda ifade edilen bir tür kültürel hegemonyadan
beslenen retorik söylem ve dispozitif inşasına yer vermeden ele almaktan
geçmektedir.