ÇANAKKALE EKOLOJİK KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN BAZI KİRAZ ÇEŞİTLERİ İLE YEREL ‘GULLABİ’ GENOTİPİNİN MORFOLOJİK, POMOLOJİK, MOLEKÜLER VE UÇUCU AROMA ÖZELLİKLERİ AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI
8TH INTERNATIONAL THALES CONGRESS ON LIFE, ENGINEERING, ARCHITECTURE AND MATHEMATICS PROCEEDINGS BOOK, Cairo, Mısır, 18 - 20 Temmuz 2026, cilt.1, ss.764-766, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Doi Numarası: 10.30546/19023.978-9952-610-76-5.2026.100.1133
- Basıldığı Şehir: Cairo
- Basıldığı Ülke: Mısır
- Sayfa Sayıları: ss.764-766
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, Çanakkale ekolojik koşullarında yetiştirilen ticari kiraz çeşitleri ile yerel ‘Gullabi’
genotipinin morfolojik, pomolojik, moleküler ve uçucu bileşik özelliklerini karşılaştırmalı olarak
değerlendirmek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada ‘Starks Gold’, ‘Premier Giant’, ‘0900 Ziraat’,
‘Kordia’ ve ‘Regina’ çeşitleri ile ‘Gullabi’ genotipi kullanılmıştır. Bitkisel materyaller, 2023-2024
üretim sezonlarında Bayramiç’te bulunan, Gisela anacı üzerine aşılı 11 yaşlı ağaçlardan ticari hasat
olumunda alınmıştır. Morfolojik ve pomolojik ölçümler üç tekerrürlü ve her tekerrürde 40 meyve ve
yaprak kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Meyve ve çekirdek özellikleri, renk parametreleri, meyve eti
oranı, titre edilebilir asitlik, pH, suda çözünür kuru madde miktarı, SPAD değeri ve yaprak morfolojisi
belirlenmiştir. Uçucu bileşik profilleri HS-SPME-GC-MS yöntemiyle göreli alan yüzdeleri üzerinden,
genetik ilişkiler ise 20 SSR markırıyla değerlendirilmiştir. Çeşit ve genotipler arasında incelenen nicel
özelliklerin çoğunda önemli farklılıklar saptanmıştır (p<0.05). En yüksek meyve eni, boyu ve ağırlığı
‘0900 Ziraat’ta sırasıyla 25.44 mm, 25.84 mm ve 10.30 g olarak belirlenmiştir. ‘Kordia’ %97.14 meyve
eti oranı, ‘0900 Ziraat’ ise %23.46 suda çözünür kuru madde miktarıyla öne çıkmıştır. ‘Premier Giant’
en yüksek titre edilebilir asitlik değerini göstermiştir. ‘Regina’, 180.00 mm yaprak boyu ve 11673.27
mm2 yaprak alanıyla dikkat çekmiştir. UPOV tanımlayıcılarına göre ‘Regina’da sap bezesi
bulunmazken, diğer materyallerde ikişer adet böbrek biçimli sap bezesi belirlenmiştir. ‘Gullabi’; 4.64 g
meyve ağırlığı, açık pembe kabuk rengi, 147.66 mm yaprak boyu, 8208.58 mm² yaprak alanı ve 33.30
mm yaprak sapı uzunluğuyla ticari çeşitlerden ayrılmıştır. Baskın uçucu bileşikler ‘Starks Gold’da nhekzil
formiat (%52.31), ‘Premier Giant’ta benzaldehit (%10.95), ‘0900 Ziraat’ta benzil alkol (%16.37),
‘Kordia’da benzil alkol (%24.15), ‘Regina’da trans-2-heksenol (%23.47) ve ‘Gullabi’de trans-2-
heksanal (%61.88) olarak belirlenmiştir. SSR analizlerinde ‘Gullabi’, ticari kiraz çeşitlerinden ayrılarak özgün bir genetik küme oluşturmuştur. Elde edilen bulgular, ‘Gullabi’nin korunması ve kiraz ıslah
programlarında değerlendirilmesi gereken önemli bir yerel genetik kaynak olduğunu göstermiştir.
Özgün aroma profili ve genetik farklılığı, genotipin kalite odaklı seleksiyon çalışmalarında ebeveyn
materyal olarak kullanılma potansiyelini önemli ölçüde güçlendirmektedir. Bu çalışma, “Prunus Cinsine
Giren Bazı Yerel Genotiplerin Morfolojik ve Moleküler Karakterizasyonu ile Aroma Profillerinin
Belirlenmesi” başlıklı doktora tezinin kiraz çeşit ve genotiplerine ilişkin bölümünden üretilmiştir.
Çalışma, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı (Proje No: 125O862), Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi (Proje No: FDK-2024-4787) ve
TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) 2211-A Genel Yurt İçi Doktora Burs
Programı kapsamında desteklenmiştir. Çalışma ayrıca, YÖK DOSAİ programı kapsamında
gerçekleştirilen doktora sonrası araştırmacı istihdamına dayanak oluşturan araştırmalar arasında yer
almaktadır.
This study was conducted to comparatively evaluate the morphological, pomological, molecular, and
volatile compound characteristics of commercial sweet cherry cultivars and the local ‘Gullabi’ genotype
grown under the ecological conditions of Çanakkale. The plant material consisted of the cultivars ‘Starks
Gold’, ‘Premier Giant’, ‘0900 Ziraat’, ‘Kordia’, and ‘Regina’, together with the local ‘Gullabi’
genotype. Samples were collected at commercial harvest maturity during the 2023 and 2024 growing
seasons from 11-year-old trees grafted onto Gisela rootstock in Bayramiç. Morphological and
pomological measurements were performed in three replicates, using 40 fruits and 40 leaves per
replicate. Fruit and stone characteristics, colour parameters, flesh ratio, titratable acidity, pH, soluble
solids content, SPAD value, and leaf morphology were determined. Volatile compound profiles were
analysed by HS-SPME-GC-MS based on relative peak area percentages, while genetic relationships
were assessed using 20 SSR markers. Significant differences were detected among the cultivars and
genotype for most of the quantitative traits examined (p<0.05). The highest fruit width, fruit length, and
fruit weight were recorded in ‘0900 Ziraat’ at 25.44 mm, 25.84 mm, and 10.30 g, respectively. ‘Kordia’
was distinguished by its high flesh ratio of 97.14%, whereas ‘0900 Ziraat’ exhibited the highest soluble solids content at 23.46%. ‘Premier Giant’ had the highest titratable acidity. ‘Regina’ was notable for its
leaf length of 180.00 mm and leaf area of 11,673.27 mm². According to the UPOV descriptors, no petiole
glands were observed in ‘Regina’, whereas two reniform petiole glands were identified in all other plant
materials. The local ‘Gullabi’ genotype differed from the commercial cultivars in terms of its fruit
weight of 4.64 g, light pink skin colour, leaf length of 147.66 mm, leaf area of 8,208.58 mm2, and petiole
length of 33.30 mm. The predominant volatile compounds were n-hexyl formate in ‘Starks Gold’
(52.31%), benzaldehyde in ‘Premier Giant’ (10.95%), benzyl alcohol in ‘0900 Ziraat’ (16.37%) and
‘Kordia’ (24.15%), trans-2-hexenol in ‘Regina’ (23.47%), and trans-2-hexenal in ‘Gullabi’ (61.88%).
SSR analyses showed that ‘Gullabi’ separated from the commercial sweet cherry cultivars and formed
a distinct genetic cluster. The findings demonstrated that ‘Gullabi’ represents an important local genetic
resource that should be conserved and utilised in sweet cherry breeding programmes. Its distinctive
aroma profile and genetic divergence further support its potential use as parental material in qualityoriented
selection studies. This study was derived from the section concerning sweet cherry cultivars
and genotypes in the doctoral dissertation entitled “Morphological and Molecular Characterization With
Determination of Aroma Profiles of Some Local Genotypes in Prunus Genus.” The study was supported
by the TÜBİTAK 1002-A Rapid Support Programme (Project No. 125O862), the Scientific Research
Projects Coordination Unit of Çanakkale Onsekiz Mart University (Project No. FDK-2024-4787), and
the TÜBİTAK Directorate of Science Fellowships and Grant Programmes (BİDEB) 2211-A National
PhD Scholarship Programme. The study was also among the research activities forming the basis for
postdoctoral researcher employment under the YÖK DOSAİ Programme.