Risk Alma Eğilimi


Creative Commons License

Durmaz M. G.

Çalışma Yaşamında Bireysel Farklılıkların Yönetimi, Prof. Dr. Pelin KANTEN | Prof. Dr. Yener PAZARCIK, Editör, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul, ss.321-338, 2025

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2025
  • Yayınevi: Beta Basım Yayım Dağıtım
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.321-338
  • Editörler: Prof. Dr. Pelin KANTEN | Prof. Dr. Yener PAZARCIK, Editör
  • Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Risk yaşamın her alanında kaçınılmaz ve birey tarafından üstlenilmesi gereken bir durum/olgu haline gelmiştir. Bireyler yaşamları boyunca çeşitli alanlarda veya konular da (sağlık, mesleki, eğitim, zorlu görevler, ailevi kararlar, yönetsel durumlar vb.) risk al maktadır. Çeşitli alanlar ve konularda risk alma eğilimi bulunan birey açısından risk farklı alanlardaki araştırmacılar tarafından farklı yorumlanmıştır. Oxford İngilizce Sözlüğü riski, “(a) kayıp, yaralanma veya diğer olumsuz, istenmeyen durum olasılığı ve (b) böyle bir olasılığı içeren bir ihtimal veya durum” olarak tanımlamıştır. Bu iki tanıma göre, riskin ölçülebilmesinde psikometrinin ve karar vermenin teorik perspektifleri önem taşımak tadır (Zhang vd., 2018: 153). Weber’ (2001) göre risk kavramı, günlük yaşamda merkezi bir role sahiptir. İş ve sosyal yaşamda risk almanın olumsuz sonuçlarının olasılığını vur gulamak veya potansiyel faydalarla ilişkili belirsizliği vurgulamak için farklı bağlamlarda kullanılmaktadır (Williams ve Noyes, 2007: 3). Genel anlamda değerlendirildiğinde risk “belirsizlik, olumsuz ve olumsuzluk yaşanabilecek bir olay veya durum olasılığı” olarak ifade edilmiştir. Riskin olumsuz olabilecek yönünün ağır bastığı kavramsal çerçeveden ha reketle bireylerin riskli durumlarda karar almayı sağlayan iki temel özelliği (risk eğilimi ve karar vericilerin risk algısı) bulunmaktadır. Her ne kadar risk içerse de bireyler gerek sosyal yaşamlarında gerek çalışma yaşamlarında bir karara varmak zorundadır. Bu değer lendirmelerden yola çıkarak kitabın bu bölümünde öncelikle risk, risk algısı, risk alma eği liminin kavramsal ve teorik çerçevesi çizilecektir. Son olarak alan yazında yapılmış araştır malardan alınan referanslarla çalışma yaşamında risk alma eğilimini etkileyen faktörlerden ziyade iş yaşamında risk alma eğiliminin sonuçları üzerinde durulacaktır.

Risk has become an inevitable phenomenon across all domains of life and one that must be assumed by individuals. Throughout their lives, individuals take risks in various domains and contexts, such as health, career, education, challenging tasks, family-related decisions, and managerial situations. From the perspective of individuals who exhibit a tendency to take risks across different domains, the concept of risk has been interpreted in diverse ways by researchers from various fields. The Oxford English Dictionary defines risk as “(a) the possibility of loss, injury, or other adverse or undesirable outcomes, and (b) a situation or event involving such a possibility.” According to these definitions, the theoretical perspectives of psychometrics and decision-making play a crucial role in the measurement of risk (Zhang et al., 2018, p. 153).

According to Weber (2001), the concept of risk occupies a central role in everyday life. In both work and social contexts, risk is used in different ways to emphasize either the likelihood of negative consequences associated with risk-taking or the uncertainty related to potential benefits (Williams & Noyes, 2007, p. 3). In general terms, risk can be defined as the probability of an event or situation characterized by uncertainty and the potential for negative outcomes. Based on a conceptual framework in which the negative aspects of risk are emphasized, two fundamental characteristics enable individuals to make decisions under risky conditions: risk-taking propensity and decision-makers’ perceptions of risk. Although risk inherently involves uncertainty, individuals are nevertheless required to reach decisions in both their social and working lives.

Drawing on these considerations, this chapter first outlines the conceptual and theoretical framework of risk, risk perception, and risk-taking propensity. Finally, rather than focusing on the antecedents of risk-taking propensity, the chapter emphasizes the outcomes of risk-taking propensity in working life, drawing on references from existing empirical research in the literature.