Yeni Nesil Yönetim: Dijital Çağda Sistem, Süreç, Strateji ve Dönüşüm, Sinem Sönmez, Editör, Özgür Yayınları, Gaziantep, ss.1-25, 2025
Bu bölümün kavramsal omurgası yapay zeka sermayesi (AI Capital), insan
-yapay zeka (Human-AI) entegrasyonu ve Homo Symbiotica yaklaşımları
üzerine kuruludur. Bölümde, üretken yapay zekânın kurumsal değer
üretimini yalnızca teknoloji yatırımı üzerinden değil; beceri dönüşümü,
çekirdek süreçlerin yeniden tasarımı ve risk yönetişimi yoluyla yeniden
şekillendirdiğini ileri sürmektedir. Bu süreç, entelektüel/insan/fiziksel sermaye
ayrımlarını bütünüyle ikame etmekten ziyade, bu unsurları yeni bir sosyo-
teknik sermaye bileşimi içinde yeniden konumlandırmaktadır. Bu çerçevede
AI Capital, yapay zeka teknolojilerine ilişkin bilgi, beceri ve yetkinliklerden
oluşan bir vektör olarak tanımlanır ve bireysel/örgütsel düzeylerde yapay
zekanın iş bağlamında uygulanabilirliğini ve değer yaratma kapasitesini
temsil eder. Bölümde ortaya atılan Homo Symbiotica kavramı ise belirsizlik
ve çok-anlamlılığın yüksek olduğu karar bağlamlarında yapay zekanın insan
bilişini ikame etmekten ziyade genişletmesi (augmenting, not replacing)
ilkesine dayanır; insan–yapay zeka tamamlayıcılığını işbölümü, denetim ve
sorumluluk hatları üzerinden bir “ortak çalışma protokolü”ne dönüştürmeyi
amaçlar. Nihai olarak bölüm, örgütlerde ve yüksek riskli alanlarda insan–
yapay zeka entegrasyonunun açıklanabilir ortak karar, müdahale edilebilirlik
ve risk yönetişimi ilkeleriyle kurumsallaştırılmasını; bu amaçla NIST AI RMF
ile UNESCO etik ilkelerinin referans alınmasını önermektedir.
The conceptual backbone of this chapter is built around the notions of AI Capital, Human-AI integration, and the Homo Symbiotica perspective. The chapter argues that generative AI is reshaping organizational value creation not merely through technology investment, but through skills transformation, redesign of core processes, and risk governance. Rather than fully displacing traditional distinctions among intellectual, human, and physical capital, this shift compels organizations to reconfigure these elements within a new socio-technical capital configuration. Within this framework, AI Capital is defined as a vector of knowledge, skills, and capabilities related to AI technologies, representing at both individual and organizational levels the capacity to contextualize AI in work settings, deploy it effectively, and translate it into value creation. The Homo Symbiotica concept advanced in this chapter is grounded in the principle that AI should augment rather than replace human cognition (i.e., augmenting, not replacing) in decision contexts characterized by high uncertainty and equivocality; it aims to translate Human-AI complementarity into an “operational collaboration protocol” articulated through task division, oversight, and accountability lines. Ultimately, the chapter recommends institutionalizing Human-AI integration particularly within organizations and high risk domains around the principles of explainable joint decisionmaking, meaningful human intervention, and risk governance, drawing on frameworks such as the NIST AI Risk Management Framework (AI RMF) and UNESCO’s ethical principles as key reference points.