II. INTERNATIONAL WOMEN'S STUDIES CONGRESS, Baku, Azerbaycan, 5 - 07 Mart 2026, (Tam Metin Bildiri)
Toplumsal cinsiyet, kadın ve erkeklere yüklenen roller, sorumluluklar ve davranış kalıpları aracılığıyla toplumsal yapı içerisinde yeniden üretilen bir olgudur.
Bu üretim sürecinde medya, toplumsal normların dolaşıma girdiği ve meşrulaştırıldığı önemli alanlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
Gündüz kuşağı televizyon programları ise gündelik yaşam pratikleri üzerinden kadınlık temsillerinin görünür kılındığı ve belirli cinsiyet rollerinin normalleştirildiği kültürel metinler olarak değerlendirilmektedir. Show TV’de yayınlanan Gelin
Evi programı, kadın kimliğini ev içi mekân, evlilik hazırlıkları ve gündelik ev pratikleri üzerinden kurgulamaktadır. Programda yarışmacılar ev düzeni, temizlik, dekorasyon tercihleri, çeyiz ve misafir ağırlama performansları üzerinden değerlendirilmekte; bu değerlendirme süreci kadınlığın belirli normatif ölçütler çerçevesinde tanımlanmasına katkı sunmaktadır. Kadın kimliği, estetik beğeni, düzen, titizlik ve sunum becerisi gibi özelliklerle ilişkilendirilirken, ev içi alan kadınlığın temel performans sahası olarak konumlandırılmaktadır.Bu çalışma, Gelin
Evi programında toplumsal cinsiyet algısının medya temsilleri aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini tartışmayı amaçlamaktadır. Programda ev, yalnızca fiziksel bir yaşam alanı olarak değil; kadınlık kimliğinin görünür olduğu, değerlendirildiği ve rekabet üzerinden anlam kazandığı sembolik bir mekân olarak sunulmaktadır.
Bu bağlamda kadınlık, özel alanla özdeşleştirilmekte ve geleneksel cinsiyet rolleri gündelik pratikler aracılığıyla yeniden üretilmektedir.
Çalışmanın önemi, gündüz kuşağı televizyon programlarının kadın kimliği üzerindeki etkisini toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alarak medya içeriklerinin cinsiyet algısının oluşumundaki rolünü görünür kılmasından kaynaklanmaktadır. Böylece kadınlık, mekân ve medya temsili arasındaki ilişki eleştirel bir çerçevede değerlendirilmektedir.