Selma Rıza'nın Uhuvvet Romanında "Toplumsal Cinsiyet" ve "Sınıf" Yapıları


Creative Commons License

OKTAY G.

ÇANAKKALE ARAŞTIRMALARI TÜRK YILLIĞI, ss.141-156, 2016 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Basım Tarihi: 2016
  • Dergi Adı: ÇANAKKALE ARAŞTIRMALARI TÜRK YILLIĞI
  • Sayfa Sayıları: ss.141-156

Özet

İlk Türk kadın gazeteci, İttihat ve Terakkî Cemiyeti’nin tek kadın üyesi ve “Sorbonne’da okuyan ilk Türk kadını” olarak bilinen Selma Rıza, siyasî ve sosyal faaliyetleri, dergilerde yazdığı yazıları ve Uhuvvet adlı romanıyla da tanınan ama ihmâl edilmiş bir şahsiyettir. Oldukça geniş bir olay örgüsüne sahip olan Uhuvvet romanı, “sınıf” ve “toplumsal cinsiyet” kavramlarını farklı bir bakış açısıyla ele alması ve kendisinden sonra gelen yazarlardan özellikle “cariye/hizmetçi/kalfa” tipleri noktasında ayrılan değerlendirmeleriyle dikkate değerdir. Selma Rıza’nın Uhuvvet romanı, “üst sınıf”tan bir kadın yazarın belirtilen meselelere yaklaşımının en tipik örneklerini sunar. Bu çalışmada, romandaki karakterlere gerek anlatıcının tavırları gerek karakterlerin arasındaki diyaloglar üzerinden odaklanılarak “sınıf” yapıları ve “toplumsal cinsiyet” rollerindeki farkları ortaya çıkarmak amaçlanmış; romanın “kardeşlik” anlamına gelen başlığının sadece bir başlık olarak kaldığı ve romanda “eşitsiz” bir kardeşliğin sergilendiği öne çıkarılmıştır.

Selma Rıza is known as the first Turkish female journalist, the only female member of the Committee of Union and Progress (İttihat ve Terakkî Cemiyeti) and “the first Turkish woman to study at Sorbonne”. Known from her political and social activities, her papers published in journals and her novel titled Uhuvvet, Selma Rıza is still a neglected figure. Having quite a wide plotline, the novel of Uhuvvet is significant because it deals with the concepts of “class” and “gender” from a different point of view and it gets separated from the works of later authors especially from the point of its evaluations of the “concubine/maid/head of female servants” types. Selma Rıza’s novel Uhuvvet presents the most typical examples to the approaches of a female author from the “upper class” to these issues. In this study, it is aimed to reveal the differences between “class” structures and “gender” roles by focusing on both the attitudes of the narrator and the dialogues between characters. It has also been put forward that the title of the novel meaning “sisterhood” has remained only as a title and it displays an “unequal” sisterhood.