İZ, HAFIZA VE MOTİF: İPEK YOLUNDAN GÜNÜMÜZE KÜLTÜREL MİRASIN TEKSTİL SANATINDAKİ YOLCULUĞU


Creative Commons License

Kapar S.

1. ULUSLARARASI İPEK YOLU’NDAN ANADOLU’YA YAŞAYAN MİRAS MOFİLERİMİZ SEMPOZYUMU, Kütahya, Turkey, 17 - 19 November 2025, (Unpublished)

  • Publication Type: Conference Paper / Unpublished
  • City: Kütahya
  • Country: Turkey
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Çanakkale Onsekiz Mart University Affiliated: Yes

Abstract

ÖZET

 

Bu çalışma, İpek Yolu aracılığıyla Anadolu’ya taşınan motifleri kültürel miras, iz ve bellek bağlamında ele alarak, bu motiflerin yalnızca estetik unsurlar değil; aynı zamanda kültürel kimliğin, kolektif belleğin ve tarihsel sürekliliğin taşıyıcıları olarak nasıl işlev gördüğünü ortaya koymayı amaçlamaktadır. İpek Yolu, tarih boyunca yalnızca ticaretin değil, sembollerin, motiflerin ve estetik anlayışların da taşındığı kültürel bir dolaşım ağı olmuştur. Bu hat boyunca biçimlenen motif çeşitliliği, farklı uygarlıkların inanç sistemlerini, sembolik dillerini ve kimlik temsillerini görsel semboller aracılığıyla ortaya koymuştur. Kültürel aktarımın görsel hafızası, Maurice Halbwachs’ın “kolektif bellek” ve Jan Assmann’ın “kültürel bellek” kuramları çerçevesinde anlam kazanmaktadır. Halbwachs’a göre; bellek bireysel değil toplumsal bir olgudur; geçmiş, ortak ritüeller ve semboller aracılığıyla yeniden üretilmektedir. Assmann ise; kültürel belleği, sanat ve ritüeller yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılan bir hatırlama biçimi olarak tanımlamaktadır. Bu yaklaşımla motifler, geçmiş deneyimlerin maddi izlerini taşıyan bellek nesneleri olarak kültürel sürekliliği sağlamaktadır.

Motif, çağdaş tekstil sanatında kültürel kimliğin, bedensel eylemin ve düşünsel ifadenin kavramsal aracı hâline gelmiştir. Sanatçılar, geleneksel dokuma estetiğini çağdaş anlatımlarla yeniden kurgulayarak motifleri eleştirel bir dilin parçasına dönüştürmektedir. Faig Ahmed, geleneksel halı desenlerini dijital deformasyonla bozarak kültürel kimliğin kırılganlığını görünür kılmakta; Aiko Tezuka, dokumanın sökülme eylemiyle unutulmuş tarih katmanlarını açığa çıkarmakta; Gülay Semercioğlu, Anadolu dokuma geleneğini tel örgü yüzeylerle yeniden örmekte; Nevin Aladağ, motifleri göç ve çoklu kimlik temalarıyla yeniden biçimlendirmekte ve CANAN ise nakış ve minyatürü feminist bir dille politik bir ifadeye dönüştürmektedir.

Motifler geçmişin estetik hafızasını günümüz sanat pratiklerinde yeniden anlamlandırarak, İpek Yolu’nun kültürel mirasını yaşayan bir belleğe dönüştürmektedir. Motifin çağdaş sanatta yeniden yorumlanması, belleğin estetik dönüşümünü görünür kılmakta ve onu yalnızca geçmişin değil, bugünün ve geleceğin yaratıcı dili hâline getirmektedir.

Anahtar Kelimeler: İpek Yolu, Kültürel Bellek, Motif, Çağdaş Tekstil Sanatı, Kimlik.