"Selim İleri'nin Ölünceye Kadar Seninim romanında 'yaşlı' kızlar, 'geçkin' melodramlar"


Creative Commons License

OKTAY G.

International Journal of Human Science, cilt.14, no.2, ss.1951-1965, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 14
  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: International Journal of Human Science
  • Sayfa Sayıları: ss.1951-1965

Özet

Selim İleri, edebiyat dünyasına 1967 yılında Yeni Ufuklar dergisinde yayımladığı bir yazıyla adım atmış, Türk edebiyatının roman, hikâye, deneme, şiir, inceleme, senaryo, oyun yazarlığı gibi pek çok türünde eserler vermiş ve vermekte olan bir yazardır. İçinde bulunduğumuz yıl itibariyle edebiyatta ellinci yılını dolduran İleri, çeşitli türde 72 kitaba adını yazmasına rağmen daha çok romancı kimliğiyle ön plana çıkar. Yıldırım Türker de 2010 yılında Radikal Gazetesi’ne yazdığı “Bir Cihan Kaynanası” adlı yazısında, Selim İleri’yi Türk edebiyatının köklerine inmesi, kıyıda kalmışların yaşamlarına değinmesi ve bu unutulmuş insanları romanlarında ele alması sebebiyle “Türk edebiyatının vefakâr arkeoloğu” olarak tanımlar. Romanlarında bunalan insanların yalnızlıklarını, kendileriyle hesaplaşma süreçlerini anlatan İleri, insanın “bireyleşme” serüvenini çeşitli olaylar ve karakterler aracılığıyla kurgu dünyasına taşır. Ölünceye Kadar Seninim romanı ise baskı sayısı fazla olan Selim İleri romanlarının yanında “biraz” kıyıda kalır. Oysaki roman, üç ihtilal süreci yaşamış, kırktan fazla aşk ve karasevda romanı yazmış, hiç evlenmemiş, “yaşlı kız” Süha Rikkat’in hikâyesini ve bu hikâyenin arkasında dönemin sosyal ve siyasî yapısının insan psikolojisine olan etkilerini anlatır. Roman; anlatıcı konusunun çetrefilli oluşu, popüler aşk romanlarının, romantizmin parodisini yapması, Süha Rikkat’in hayal ile gerçeklik arasında çıldırmaya varan psikolojisini anlatması ve tüm bu sayılanlara Selim İleri’nin bakış açısını yansıtması açısından önemlidir ve incelenmelidir.

Selim İleri stepped into the world of literature in 1967 with an article published in the Yeni Ufuklar (New Horizons) magazine. He has produced and continues to produce works in many types of the Turkish literature such as novel, story, essay, poem, analysis, and play. Having completed his fiftieth year in literature this year, İleri is mostly known for his novels despite he has published 72 books in various types. Yıldırım Türker defines “Selim İleri” as “the archaeologist of Turkish literature” in his article titled “Bir Cihan Kaynanası (A Motherin-Law of the World)” and published in Radikal Gazetesi (Radikal Newspaper) in 2010 because of his descent into the roots of Turkish literature, his touching upon the lives of the marginalized and including these forgotten people in his novels. İleri tells in his novels the loneliness of languished people and their processes of reckoning; he transfers the “individuation” adventure of a person into the world of fiction through various events and characters. Although his novel Ölünceye Kadar Seninim (I am yours until I die) has been published in quite many editions, it remains “somewhat” marginal compared to other Selim İleri novels. The novel, on the other hand, tells the story of the “elderly girl” Süha Rikkat, who has lived through three revolutions, wrote more than forty love and blind love novels, and never married; and in the background of this story, it tells the effects of the social and political structure of the period on human psychology. The novel is important and it should be examined as the narrator topic is complicated, it makes a parody of popular love novels and romanticism, it narrates the psychology of Süha Rikkat that comes close to going mad between imagination and reality, and it reflects Selim İleri’s perspective for all these listed.