Tıp Fakülteme Mektubum Var!


Creative Commons License

Aytuğ Koşan A. M. , Akman C. , Toraman Ç.

Tıp Eğitimi Dünyası, vol.20, no.61, pp.5-25, 2021 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 20 Issue: 61
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.25282/ted.907675
  • Title of Journal : Tıp Eğitimi Dünyası
  • Page Numbers: pp.5-25

Abstract

Amaç: Bu araştırmanın amacı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi (ÇOMÜTF) 2018, 2019 ve 2020 mezunu hekimlerin fakültelerine yönelik duygu, düşünce ve anlamlandırmalarını ortaya çıkarmaktır.

Yöntem: Bu araştırma, fenomonolojik nitel araştırma şeklinde tasarlanmıştır. Araştırmada uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri ÇOMÜTF mezunu 32 pratisyen hekimden elde edilmiştir. Araştırmada veriler mezunların fakültelerine yazdıkları mektuplardan elde edilmiştir. Nitel araştırma olarak tasarlanan bu araştırmada geçerlik ve güvenirlik adına gönüllü katılım, yapılan analizlerin araştırma dışı uzmanlara denetletilmesi yoluyla dış denetim, katılımcı doğrulaması, katılıcıların söylemlerinden doğrudan alıntı yapma stratejilerinden yararlanılmıştır. Verilerin analizi içerik analizi ile gerçekleştirilmiştir.

Bulgular: Mezun pratisyen hekimlerin mektupları kodlanmış, kodlardan kategorilere ve temaya ulaşılmıştır. Araştırmada tek tema elde edilmiştir: Fakültem. Fakültem teması altında, duygularım, eğitimim, hocalarım, öğrenciler ve mezunlar ne yapmalı, tıp eğitimi nasıl olmalı, çevremdeki insanların ÇOMÜTF hakkındaki düşünceleri kategorileri oluşmuştur. Bu kategoriler altında oluşan kodlar görselleştirilmiş ve katılımcılardan doğrudan aktarım yapılarak sunulmuştur.

Sonuç: Fakülteye yönelik kendine güvenme isteği, korku, kaygı, yetersizlik duygusu, fakülteye aidiyet eksikliği, mesleğine yabancılaşma, tıp eğitimi hakkındaki hayal kırıklıkları, bilgi ve beceri eksiliği hissi, yeterlilik hissi, fakültenin verdiği iyi eğitimden memnuniyet duyguları öne çıkmıştır. Bilgi eksikliği, hastaya yaklaşım eğitiminin yetersizliği, yeterli beceri edinememiş olmak, eğitimin teorik ağırlıklı olması, temel bilim klinik bilimler bağlantı eksikliği, eğitim ile günlük yaşam arasındaki uyumsuzluk, Türkiye’deki tüm tıp fakültelerinde eğitimin sorunu olduğu, bazı stajlar yararlıyken yararsız birçok stajın da olduğu ve bunların kaldırılması gerektiği, fakültenin öğrencilerine yeterli eğitim verdiği ve deneyim kazandırdığı düşünceleri öne çıkmıştır. Mezunlar halen öğrenim görmekte olan öğrenci arkadaşlarına seslenerek; kendini yetiştirmek isteyen hasta sorumluluğu almaya çalışır, uzmanlık eğitimine yönelmek gerekir, öğrenilenlerin pratiğe dönüştürülmesi gerekir, kendi kendine öğrenme becerisi edinmek gerekir, motivasyonu yüksek tutmak gerekir, öğrencinin bilgi ve becerilerini arttırmaya çalışan hocaların peşini bırakmamak gerekir, eksiklerinizi siz tamamlamalısınız, hastaya zarar vermemek önceliğimiz olmalı şeklinde önerilerde bulunmuşlardır. Mesleksel (klinik) becerilerin eğitimde önemsenmesi, hekimlerin bir ekibin üyesi olacak biçimde yetiştirilmesi, alacağı yetki ve sorumluluklar konusunda hekimlerin daha yetkin olacak şekilde yetiştirilmeleri, mesleksel egoların aşılması, mesleğe gereken özverinin yansıtılması, eğitimde olgu sunumlarının önemsenmesi, klinik dönemin tamamıyla uygulama olması, mezun deneyimlerinden halihazırda öğrenim gören öğrencilerin yararlanmalarının sağlanması, iletişim ve sosyal beceriler konusunda daha iyi yetiştirilmeleri gerektiği mezunların önerileri arasında yer almıştır.