13. Ulusal Göğüs Cerrahisi Kongresi, Muğla, Turkey, 16 - 19 October 2025, pp.84-85, (Summary Text)
Masif plevral efüzyonlarda hızlı ve kontrolsüz drenaj, uzun süre kollabe kalmış bir akciğerin ani ve hızlı genişlemesi sonrasında ortaya çıkan, reekspansiyon pulmoner ödemi (RPÖ) gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir (1). Sık karşılaşılmasa da %25’e varan oranlarda ciddi mortalite ve morbidite sebebidir(2). Bu çalışmamızda, drenaj hızını kontrol altına alan, kateter torakostomiye kolaylıkla entegre edilebilen infüzyon regülatörünün kullanıldığı yeni bir yöntem tanımlanmıştır. Bu yöntemde masif plevral efüzyonu olan bir hastada gerekli hazırlıkları ve tetkikleri takiben plevral kateter uygulandıktan sonra, ara bağlantı aparatına, infüzyon regülatörü entegre edilerek 100 cc/h olarak ayarlandı. Takibinde 24 saatte toplam 1500 cc olacak şekilde takip edildi. Kontrol grafileri ve fizik muayene bulgularına göre işleme en fazla 2 gün devam edildikten sonra kateter serbest drenaja bırakıldı. Bu sayede, plevral mayinin drenajı esnasında hasta güvenliği sağlanmış ve komplikasyon oranı azaltılmış oldu. Tüm bunlara ek olarak, bu yöntem, saat başı kateteri açıp hasta başında beklemek gibi bir durumu ortadan kaldırmakta, bu sayede iş gücünün verimli kullanımını sağlamaktadır. Ayrıca kateter klemplendikten sonra basınç artışına bağlı olarak, kateter etrafından sızıntı oluşmakta, bu da hastanın kıyafetleri ile yatak çarşaflarının kirlenmesine neden olarak, hem hasta konforu açısından hem de hasta bakımı açısından ekstra iş yüküne neden olmaktadır. Bu drenaj yöntemi sayesinde, plevral basınç düzenli bir şekilde azaltılarak kateter etrafından sızıntıyı önlenmiş, hasta ve çalışan konforuna ciddi katkıda bulunmuştur.