Davranışsal, Morfolojik ve Bazı Genetik Özellikler Bakımından Türk Güvercin Irkları Arasındaki Farklılıklar
Journal of Animal Science and Products, cilt.9, sa.1, ss.53-68, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 9 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.51970/jasp.1861244
- Dergi Adı: Journal of Animal Science and Products
- Derginin Tarandığı İndeksler: Index Copernicus
- Sayfa Sayıları: ss.53-68
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Güvercin çeşitliliği açısından Anadolu, kültürel ve biyolojik bir zenginliğe sahiptir. Bu çalışma, çoklu uyum analizi (MCA) ve hiyerarşik kümeleme analizi (HCA) kullanarak yirmi iki yerel Türk güvercin ırkını fenotipik ve genetik özelliklerine göre sınıflandırmayı amaçlamıştır. Irklar arası ilişkileri ortaya çıkarmak için toplam yetmiş altı nitel ve kantitatif özellik ikili biçimde (var/yok) kodlanmıştır. İlk üç MCA boyutu, toplam varyasyonun %40,92'sini açıklamış ve ırklar arasındaki benzerlikleri etkili bir şekilde yansıtmıştır. MCA sonuçlarına göre, kısa gagalı ırklar ayrı bir küme oluştururken, dalış-dönme ırkları ayrı bir grupta yer almıştır. Bursa ve Mülakat ırkları ortak kökenlerini yansıtacak şekilde yakın ilişkiliydi. Öte yandan Takla ırkı, benzersiz uçuş performansı ve yaygın dağılımıyla tutarlı olarak diğerlerinden açıkça farklı görünmektedir. Ward yöntemi ve Öklid mesafesi kullanılarak yapılan HCA, dört küme oluşturmuştur; Ancak, değerlendirme kriterleri sınırlı kümeleme doğruluğunu gösterdi ve bu da ikili verilerin sağlam hiyerarşik gruplama için yetersiz olduğunu düşündürmüştür. Genel olarak, MCA, HCA'ya göre fenotipik ve genetik benzerliklerin daha güvenilir bir temsilini sağlamaktadır. Özellikle, MCA'dan elde edilen üç boyutlu koordinatlar kullanılarak yapılan Öklid mesafesi hesaplamasının sonuçlarına dayalı olarak kısa gagalı güvercin ırkları ve dalıcı-dönücü ırklarının gruplandırılması, Türk güvercin ırklarının işlevsel özelliklerine göre gruplanma eğiliminde olduğunu, ancak ortak coğrafi kökenin de göz ardı edilmemesi gerektiğini göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye'deki yerli güvercin ırkları arasındaki davranışsal, morfolojik ve genetik ilişkilerin anlaşılmasına katkıda bulunmakta ve bu kültürel varlıkların karakterizasyonu ve korunması için metodolojik bir çerçeve sunmaktadır.
In terms of pigeon diversity, Anatolia is culturally and biologically rich. This study aimed to classify twenty-two local Turkish pigeon breeds based on their phenotypic and genetic characteristics using multiple correspondence analysis (MCA) and hierarchical cluster analysis (HCA). A total of seventy-six qualitative and quantitative traits were coded in binary form (presence/absence) to reveal inter-breed relationships. The first three MCA dimensions explained 40.92% of the total variation and effectively reflected similarities among breeds. According to the MCA results, short-beaked breeds formed a distinct cluster, while diving–spinning breeds grouped separately. The Takla breed, on the other hand, appeared clearly distinct from all others, consistent with its unique flight performance and widespread distribution. HCA using Ward’s method and Euclidean distance produced four clusters; however, evaluation criteria indicated limited clustering accuracy, suggesting that binary data were insufficient for robust hierarchical grouping. Overall, MCA provided a more reliable representation of phenotypic and genetic similarities than HCA. In particular, the grouping of short-beaked pigeon breeds and diver-spinner breeds, based on the results of Euclidean distance calculation using three-dimensional coordinates from the MCA, shows that Turkish pigeon breeds tend to group themselves according to their functional characteristics, while the shared geographical origin should also not be disregarded. This study contributes to the understanding of behavioural, morphological, and genetic relationships among native pigeon breeds in Turkey and offers a methodological framework for their characterization and conservation of these cultural assets.