Çukurova Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi, vol.10, no.2, pp.292-343, 2025 (TRDizin)
Türk dilinde
cümlenin ana unsuru yüklemdir ve bu da bir fiil veya ek-fiil almış bir isimden
oluşur. Fiil tabanı gereklilik derecesine göre çeşitli anlam boşlukları açar.
Bu boşluklar tamlayıcılarla doldurulur. Tamlayıcılar zorunluluk derecesine göre
“zorunlu” ve “seçimlik” tamlayıcılar olmak üzere ikiye ayrılır. Fiil tabanının
anlamının tamamlanmasında zorunlu görev üstlenen tamlayıcılara zorunlu, anlamın
tamamlanmasında zorunlu görevi olmayıp ek anlam katkıları sunan, başka bir
ifadeyle anlamı genişletici rol oynayan tamlayıcılara da “seçimlik”
tamlayıcılar denir. Cümlede yüklemden sonra zorunlu tamlayıcı öznedir, diğer
tamlayıcılar genel olarak seçimlik tamlayıcılardır; ancak fiilin anlamına göre
seçimlik tamlayıcılar da zorunlu konumuna gelebilir. Özne cümlede yalın hâlde
bulunur. Nesne ve yer tamlayıcısı fiil tabanına hâl ekleriyle bağlanırken zarf
tamlayıcı ise ancak bazı özel durumlarda hâl ekleriyle kullanılabilir.
LEHÇELER
ARASI AKTARMA SORUNLARI BAĞLAMINDA ÇAĞATAY TÜRKÇESİYLE TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE
İSTEM KARŞILAŞTIRMASI
Fiillerin zorunlu
ya da seçimlik hangi tamlayıcılarla kullanıldığı, başka bir deyişle hangi hâl
eklerini istediği konusu araştırmacılar arasında çeşitli görüş ayrılıklarına
neden olmaktadır. Bir fiilin aynı lehçe içinde ya da lehçeler arasında farklı
hâl ekleriyle kullanılması çokça karşılaşılan bir durumdur. Eski Türkçeden beri
aynı fiilin birbirinin devamı olan lehçelerde ya da lehçeler arasında hatta bir
lehçenin ağızları içinde bile farklı hâl eklerini alabildikleri öteden beri
bilinen bir husustur. Bu farklılıkta tek neden değilse bile fiillerin süreç
içinde geçirdikleri anlam değişiklikleri, yeni anlamlar kazanmaları önemli rol
oynamaktadır. Bazı araştırmacılar fiillerin süreç içinde geçirdikleri istem
değişimlerini hâl ekleri arasındaki görev aktarımıyla açıklamışlardır. Daha çok
Eski Türkçe metinlerde görülen bu görev aktarımının Türk dilinin farklı
dönemlerinde, lehçelerinde ve bölgelerinde her zaman aynı şekilde
gerçekleşmediği, Eski Türkçe sonrası dönemlerde fiillerin isteminin kazandığı
yeni anlamdaki başka bir kelimenin istemiyle benzeşmeye uğrayabildiği
bilinmektedir.
Gerek lehçe içinde
gerekse lehçeler arası aktarma çalışmalarında fiillerin istem farklılıkları
çeşitli aktarma hatalarına neden olabilmektedir. İncelenen Çağatay Türkçesi
sahasına ait metinlerde, bazı basit, türemiş ve birleşik fiillerin isteminin
belirli anlamlar özelinde Türkiye Türkçesindeki isteminden farklılaşabildiği
görülmüştür. Bu fiiller şunlardır: Basit fiiller: “bar-, dė-, sor-”. Türemiş
fiiller: “ķon-, ķondur-, ķoy-, ķuy-, tayan-”.
Birleşik fiiller: “Ǿamel ķıl-/Ǿamel
ėt-/Ǿamelge kėltür-, ikrām ķıl-, meşġūl bol-, mülāķat bol-/mülāķat ėt-/mülāķat
ėyle-/mülāķat ķıl-, soraġ (suvāl) ķıl-/ėt-/ėyle-”. Bu fiillerin aktarımında hatalardan
kaçınabilmek için kaynak metindeki fiilin anlamı doğru tespit edilmeli,
aktarımda hedef anlaşma birimindeki istem esas alınmalıdır.
Anahtar
kelimeler: Çağatay
Türkçesi, istem, tamlayıcı, fiillerin tamlayıcıları, hâl ekleri.