Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri


Creative Commons License

Demirer Aydemir F., Cömert B.

Yoğun Bakımda Organizasyon, Yönetim ve Eğitim, Volkan Hancı, Editör, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara, ss.189-194, 2020

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: Türkiye Klinikleri Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.189-194
  • Editörler: Volkan Hancı, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

Yoğun bakım ünitelerinde skorlama sistemleri birçok amaçla kullanılmaktadır:

1- Yoğun bakım tedavisi gerektiren hasta gruplarının tanınmasını kolaylaştırmak,

2- Klinik çalışmalara dahil edilecek hasta gruplarının tanımlanmasını kolaylaştırmak,

3- Yoğun bakım ünitelerini performans açısından birbirleri ile

karşılaştırmak, 4- Değişik zaman dilimleri içerisinde aynı yoğun bakımın performansını

değerlendirmek ve 5- Herhangi bir hastanın tedavisini düzenlemek ve takip etmek.

Yararlı bilgiler sağlayabilmek için bu sistemlerin değişik hasta gruplarında ve gelecekteki

hasta gruplarında kullanımının geniş bir şekilde doğruluğunun gösterilmiş olması gereklidir.

Skorlar doğru (iyi kalibrasyon ve ayrım yapma) ve genelleştirilebilir (değişik

coğrafi bölgelerde, zamanda ve metodolojik sınırlamalarda kullanılabilir) olmalıdır.1

Son 20 yıl içerisinde neredeyse her yıl yeni bir skorlama sistemi geliştirilmiş olup bunların

arasında bazen çok belirgin bazen ise çok ufak farklılıklar bulunmaktadır.2

Yoğun bakım tıbbında birçok organ disfonksiyonu ve mortalite tahmin skorlama

sistemi geliştirilmiştir. Bunlardan bazıları; “Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi”

(APACHE), “Avustralya ve Yeni Zelanda Ölüm Riski” (ANZROD) modeli

genel yoğun bakım ünitesi popülasyonundaki mortaliteyi en çok tahmin eden “Yoğun

189

Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri

Scoring Systems in Intensive Care

ÖZET Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) skorlama sistemleri, hasta gruplarının tanınması, benzer hastalarda

öngördürücülük sağlanması, bakım kalitesinin değerlendirilmesi ve denetimi, şiddet skorlamalarının

ve ünite performansının karşılaştırılmasını sağlamak gibi önemli amaçlar ile uzun yıllardır

kullanılmaktadır. Sonuç tahmini, hastalık şiddet belirteçlerini tanımlamayı ve ölçmeyi ve bunları ilgili

sonuçlarla ilişkilendirmeyi sağlamaktadır. Yoğun bakım hastalarında kullanım için iki ana tipte skorlama

sistemleri geliştirilmiştir: 1- Hayatta kalma (mortalite) gibi esas olarak tek bir son noktaya yönelik

sistemler ve 2- Organ disfonksiyon skorlarını da içeren morbiditeyi tanımlamaya yönelik sistemler.

Bu bölümde en çok kullanılan skorlama sistemlerinden kısaca bahsedilecek ve kullanımları ile ilişkili bazı

bilgiler verilecektir.

Anah tar Ke li me ler: Hastalık şiddeti indeksi; APACHE

ABS TRACT Scoring systems in intensive care units have been using for many years for purposes like

to classify the patient’s groups, to obtain predictiveness in similar patients, to improve and control the

care quality, to compare the severity scores and unit’s performance. Outcome estimation allows to identify

and measure disease severity markers and associate them with relevant results. Two main types of

scoring systems have been developed for use in intensive care patients. 1- Systems essentially for a single

endpoint, such as survival (mortality), and 2- Systems to identify morbidity, including organ dysfunction

scores. In this section, the most frequently used scoring systems will be briefly mentioned and

some information about their use will be given.

Keywords: Severity of ıllness ındex; APACHE

Ferhan DEMİRER AYDEMİRa,

Bilgin CÖMERTb

aDokuz Eylül Üniversitesi

Tıp Fakültesi,

İç Hastalıkları ABD,

Yoğun Bakım BD,

İzmir, TÜRKİYE

Yazışma Adresi/Correspondence:

Bilgin CÖMERT

Dokuz Eylül Üniversitesi

Tıp Fakültesi,

İç Hastalıkları ABD,

Yoğun Bakım BD,

İzmir, TÜRKİYE

bilgincomert@yahoo.com

KAYNAK GÖSTERMEK İÇİN:

Demirer Aydemir F, Cömert B. Yoğun bakımda

skorlama sistemleri. Hancı V, editör.

Yoğun Bakımda Organizasyon, Yönetim ve

Eğitim. 1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri;

2020. p.189-94.

Ferhan Demirer Aydemir ve ark. Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri

190

Bakım Ulusal Denetim ve Araştırma Merkezi” (ICNARC)

modeli , “Basitleştirilmiş Akut Fizyoloji Skoru” (SAPS),

“Mortalite Tahmin Modeli” (MPM) yanı sıra, spesifik

hasta popülasyonlarında veya ekstrakorporeal membran

oksijenasyonu (ECMO) gerektiren hastalar için “venövenöz-

ECMO sonrası sağ kalım skoru” (SAVE) ve “solunum

ECMO sağ kalım tahmini” (RESP) ile, yoğun bakım ünitesinde

sıklıkla rastlanan travma hastalarında “Yaralanma

Şiddeti Skoru” (ISS) ve sepsis hastalarında “hızlı Ardışık

Organ Yetmezliği Değerlendirmesi” (qSOFA) , “Lojistik

Organ Disfonksiyon Sistemi” (LODS), “Çoklu Organ Disfonksiyon

Skoru” (MODS) skorlama sistemleri kullanılmaktadır.

1-18

Mortalite ve morbiditeyi belirlemeye yönelik skorlama

sistemlerinin basit bir karşılaştırması Tablo 1’de verilmiştir.

Hasta sonuçlarının doğru tahmini klinik için önem

taşımaktadır. Sonuç tahmini, hastalık şiddeti belirteçlerini

tanımlamayı, ölçmeyi ve bunları ilgili sonuçlarla ilişkilendirmeyi

sağlamaktadır. Yoğun bakım uygulamaları ve

klinik araştırmalarda sıklıkla kullanılan şiddet skorlama

sistemleri, risk sınıflandırması ve kıyaslama yapmak için

pratik öneme sahiptir.

Mortalite tahMin Modelleri, Şiddet Puanı, ÖlüM riski

Ve PuanlaMa sisteMleri: Fark nedir?

Bu terimler genellikle birbirinin yerine kullanılır, ancak her

biri ayrı bir tanımlamadır ve birbirleriyle karıştırılmamalıdır.

Tahmin modelleri, belirli bir sonucun şansını tahmin

etmek için istatistiksel teknikleri kullanır. Bu bilgiler

benzer hastalarda sonucu tahmin etmek için kullanılabilir.

Ciddiyet skorlarının gerçek ölüm riskini ölçmediği unutulmamalıdır.

Bir hasta için tahmini mortalite veya ölüm riski, ölüm

olasılığının kantitatif değerlendirilmesidir. Bu, ciddiyet

skorunu veya bileşenlerini ve ayrıca hastalık kategorisi,

kabul tipi veya kabul öncesi yer gibi diğer faktörleri içeren

bir denklemden türetilir. Aynı şiddet skoruna sahip iki hastada,

diğer faktörlerin de etkisine bağlı olarak, öngörülen

ölüm riski farklı olabilir.19

ŞİDDET PUANI VE MORTALİTE TAHMİNİNDE

ORTAK KULLANILAN FAKTÖRLER

Mortalite tahMin Modelleri

Tüm skorlama sistemleri ölümü öngörmek için sınırlı sayıda

hasta faktörüne dayanmaktadır (Tablo 1). Bunlar,

akut fizyolojik rahatsızlık belirteçleri, kabuldeki birincil

patolojik süreç ve fizyolojik rezerv göstergeleri (örn.

Yaş ve kronik hastalık durumu) olarak kategorize edilebilir.

Skorlama sistemlemlerinde yaygın kullanılan belirteçler

Tablo 2’de gösterilmiştir.

PriMer Patolojik süreç

Kabul nedeni skorlama sistemlerinde önemli bir faktördür

çünkü belirli bir fizyolojik hasarın prognozu altta yatan patolojiye

bağlı olacaktır. Farklı skorlama sistemleri tarafından

kullanılan teşhis kategorilerinin sayısı büyük

farklılıklar göstermektedir: MPM III sadece 6 , SAPS III

39, APACHE II 50 , ANZROD 177 ve ICNARC 709 farklı

teşhis kategorisi kullanmaktadır.2,6,9,12,20

Fizyolojik rezerV

Fizyolojik rezerv, hastanın önemli bir dekompansasyon olmadan

fizyolojik bir hasara tepki verme kapasitesini kapsayan

geniş bir terimdir. Fizyolojik rezerv indeksi

oluşturmak için çeşitli faktörler ölçülür. Yaş hem rutin olarak

ölçülür, hem de iyi bir sonuç öngörücüsüdür ve tüm

yaygın puanlama sistemlerine dahil edilir.2,4,6,9,12,20 Şiddetli

kronik organ yetmezliği veya immünsupresyon da çeşitli

skorlama sistemlerine dahil edilmiştir.2,3,8 Fizyolojik bozukluk,

yoğun bakım ve hastane mortalitesinin güçlü bir

göstergesidir. Bununla birlikte, yoğun bakımda kalış süresi

arttıkça (özellikle 10 günden fazla) yaş ve fizyolojik rezerv

gibi özellikler daha öngörücüdür.21

konuM Ve acil duruM

Hastanın kabul edildiği yer, o bölgedeki hastaların ihtiyaç

duyduğu bakım düzeyine bağlı olarak hastalık şiddetinin

dolaylı bir ölçümünü sağlayabilir.3,22 Sonuç

olarak, hasta yerleşimi bazı skorlara değişken olarak

dahil edilmiştir.

Mortalite Morbidite

(APACHE II-IV, SAPS II, MPM) (MODS, SOFA, LODS)

Amaç Mortaliteyi tahmin eder Morbiditeyi tanımlar

(organ yetersizliği)

Kullanım kolaylığı Sıklıkla karmaşık hesaplamalar Genellikle basit

Zamanlama Kabulde veya ilk 24 saat içinde Tekrar tekrar ölçülebilir

(günlük)

Hastalık süreci Herhangi bir organ İstenen bir organ

fonksiyonu için bilgi vermez. fonksiyonunu değerlendirir

TABLO 1: Mortalite ve morbidite tahmini skorlama

sistemlerinin karşılaştırılması.

akut Fizyoloji Ve kronik saĞlık deĞerlendirMesiaPache

ı-ıV

APACHE skoru, çalışmalarda vaka çeşitliliğinin değerlendirilmesini

sağlamak, sonuçları karşılaştırmak, yeni

tedavilerin etkinliğini değerlendirmek ve yoğun bakım

ünitelerinde kaynak kullanımını değerlendirmek için

1981 yılında Knaus tarafından türetilmiştir.1 Model bir

üniversiteye kabul edilen 805 hastanın verileri kullanılarak

geliştirilmiştir. APACHE I’in yerini daha sonraki

sürümler almıştır ve kullanımda olmayan tek versiyondur.

Revize edilmiş versiyon (APACHE II) 1985 yılında

piyasaya sürüldü.2 Bu versiyonda seyrek olarak ölçülen

fizyolojik değişkenler çıkarıldı. APACHE II skoru üç bileşenin

toplamıdır: akut fizyoloji skoru (yoğun bakım

ünitesine başvurunun ilk 24 saatindeki en kötü değerlerden),

kronik sağlık skoru ve yaşa dayalı skor. APACHE

II halen günümüzde en çok kullanılan ve rapor edilen puanlama

sistemidir.

APACHE III 1991’de piyasaya sürüldü. ABD

YBÜ’lerine 17.440 kabulden alınan veriler kullanılmıştır.

APACHE III, tahmin değişkenlerini ağırlıklandırmak için

çok değişkenli regresyon kullanmış. APACHE III, geliştirilmiş

ayrımcılık (AUROC 0.9) ve kalibrasyon ile

APACHE II’ye göre daha iyi bir versiyon olarak kabul

edilmiştir.3

Son olarak 2006 yılında 40 farklı ABD hastanesinde

104 YBÜ’den 110.558 başvurudan türetilen APACHE

IV oluşturulmuştur. APACHE IV, APACHE III’ün zayıf

kalibrasyonu nedeniyle geliştirilmiştir.4 Glasgow Koma

Ölçeği’nin (GCS) etkilerini de dikkate alır ve daha kapsamlı

bir tanı listesine sahiptir. APACHE IV, iyi bir ayrımcılık

ve kalibrasyona sahiptir, ancak bu ABD

dışındaki zayıf kalibrasyon nedeniyle tüm ülkelerde geçerli

olmayabilir.23

BasitleŞtirilMiŞ akut Fizyoloji Puanı - saPs ı – ııı

SAPS, 1985 yılında Fransa’da geliştirilmiştir ve neredeyse

tamamen fizyolojik değişkenlere dayanmaktadır. SAPS I

öncelikle APACHE I’in karmaşıklığının üstesinden gelmek

için tasarlanmıştır ve tamamlanması çok daha kolaydır.

SAPS I, 679 hastada APACHE I’e eşdeğer ayrımcılık

göstermiştir.7 Her skor aralığı belirli bir mortalite oranına

karşılık gelmektedir.

SAPS II, SAPS I’in genişletilmiş bir versiyonudur ve

1993’te piyasaya sürülmüştür. Avrupa ve Kuzey Amerika’daki

10 ülkeden 13.152 hastadan alınan verilerle oluşturulmuştur.

Değişkenleri seçmek, her değişken için

gruplandırmalara karar vermek ve şiddet skorunu mortalite

tahminine dönüştürmek için lojistik regresyon kullanılmıştır.

8 Ayrımcılık, büyük ölçüde iyileştirilmiştir, kullanımı

Ferhan Demirer Aydemir ve ark. Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri

191

Fizyolojik değişkenler APACHE II (2) APACHE III (3) APACHE IV (4) MPM0 III (12) SAPSIII (9,36) ICNARC (6) ANZROD (27)

Vital bulgular Evet Evet Evet Evet (HR & MAP) Evet (RR hariç) Evet Evet

Arteriyel kan gazı Evet Evet Evet Hayır Evet Evet Evet

Mekanik ventilasyon gereksinimi Hayır Evet Evet Evet Evet Evet Evet

Glasgow koma Skoru Evet Evet Evet Evet Evet Evet Evet

Kreatinin Evet Evet Evet Hayır Evet Evet Evet

Beyaz küre sayısı Evet Evet Evet Hayır Evet Evet Evet

Serum sodyum düzeyi Evet Evet Evet Hayır Hayır Evet Evet

Birincil Patolojik Süreç

Kabul tipi (elektif/ acil/ operatif) Evet Evet Evet Evet Evet Evet Evet

Kabul tanısı Evet Evet Evet Evet Evet Evet Evet

Kabul öncesi CPR Hayır Hayır Hayır Evet Hayır Evet Hayır

Fizyolojik rezerv

Komorbiditeleri Evet Evet Evet Evet Evet Evet Evet

Geliş yeri

Yoğun bakım kabulünden önceki konum Hayır Evet Evet Hayır Evet Evet Evet

Kabul öncesi hastanede kalış süresi Hayır Hayır Evet Hayır Evet Evet Evet

TABLO 2: Skorlama sistemlemlerinde yaygın kullanılan belirteçler.

APACHE: Acute Physiology and Chronic Health Evaluation / Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirmesi; ANZROD: Australian and New Zealand Risk of Death model / Avustralya

ve Yeni Zelanda Ölüm Riski modeli; CPR: Cardiopulmonary Resuscitation / Kalp Akciğer Canlandırması; HR: Heart Rate / Kalp Hızı; ICNARC: Intensive Care National Audit and Research

Centre model / Yoğun Bakım Ulusal Denetim ve Araştırma Merkezi modeli; MAP: Mean Arterial Pressure / Ortalama Arter Basıncı; MPM: Mortality Prediction Model / Mortalite

Tahmin Modeli; RR: Respiratory Rate / Solunum Hızı; SAPS: Simplified Acute Physiology Score / Basitleştirilmiş Akut Fizyoloji Skoru.

hızlı olmakla birlikte APACHE III ve MPM II’ye eşdeğerdir.

SAPS III 2005 yılında yayınlanmıştır ve Avrupa,

Amerika, Avustralya genelinde 307 YBÜ’den 19.577 hastalık

veri tabanından elde edilmiştir.9,24 APACHE III ve ICNARC

puanlarının aksine, SAPS için öngörücü gücün

çoğunluğu, başvurudan önce bilinen hasta özelliklerinden

kaynaklanmaktadır ve kabul ile akut fizyolojik bileşen çevresindeki

koşullar sırasıyla % 22.5 ve 27.5 katkıda bulunmaktadır.

3,6,9 SAPS III, APACHE IV’ten daha zayıf bir

tahmin gücüne sahip olmasına rağmen, mevcut olan diğer

puanlama sistemlerinden daha geçerlidir ve SAPS II’ye

göre daha öngördürücüdür.

Mortalite tahMin Modeli - MPM ı-ııı

MPM, lojistik regresyon denklemi kullanarak ölüm riskini

hesaplamak için tek bir ABD kurumundan elde edilen veriler

ile oluşturulmuştur.10. MPM II 2005 yılında yayınlanmış

ve YBÜ’ne girişte MPM-II0 ve kabulün 24. saatinde

MPM-II24’ün değerlendirildiği iki versiyondan oluşmaktadır.

MPM-II0 ve MPM-II24, sırasıyla 0.82 ve 0.84

AUROC ile SAPS II’ye benzer ayrım gücüne sahiptir.

MPM III, MPM II’nin kalibrasyonunun düşmesine yanıt

olarak 2007 yılında tanıtılmış ve önemli ölçüde daha iyi

kalibrasyon elde etmiştir. MPM sistemlerinin avantajı, değişkenlerin

ikili olması ve tüm verilerin kabul sırasında

kaydedilmesinden dolayı veri toplama yükünün düşük olmasıdır.

Ancak, basitliği diğer puanlama sistemlerine kıyasla

daha zayıf ayrımcılıkla sonuçlanır.10

yoĞun BakıM ulusal denetiM Ve araŞtırMa Merkezi

Modeli- ıcnarc

ICNARC modeli, kritik bakım verilerinin toplanması ve

analizine dayanan bir İngiltere kuruluşudur. ICNARC modeli

ilk olarak 2007 yılında yayınlanmış ve başlangıçta

APACHE II, APACHE III, SAPS II ve MPM II skorlarının

elde edilmesi için ICNARC tarafından toplanan verilerden

elde edilmiştir. Diğer skorların aynı fizyolojik parametrelerinden

birkaçını kullanır, ancak genişletilmiş bir tanı kriterleri

listesi içerir. İlk ICNARC modeli 163 YBÜ’den

216.626 hastanın verilerini içermektedir. APACHE gibi, tamamen

ulusal bir kohort üzerine kuruludur ve Birleşik Krallık

dışında kullanım için uygun olmayabilir.6

aVustralya Ve yeni zelanda ÖlüM riski Modeli- anzrod

ANZROD modeli, performansı zamanla kötüleşen

APACHE III’ün yerini almak için geliştirilmiştir. 2004 ve

2009 yılları arasında ANZICS Erişkin Hasta Veritabanına

sunulan 450.000 YBÜ hastasının verileri ilk modeli geliştirmek

için kullanılmıştır. 124 tanı kategorisine ek olarak,

doğruluğu artırmak için, belirli bir denklemle sekiz ana tanı

grubu tanımlanmıştır. Diğer birçok modelin aksine yanık

ve kalp cerrahisi hastaları dahil edilmiştir. Model, Avustralya

hastanelerinde APACHE III’ten daha iyi kalibrasyon

ve ayrımcılık göstermiştir.5

ORGAN DİSFONKSİYON TANIMLAMA SKORLARI

Organ yetersizlik skorları hayatta kalma oranını belirlemekten

ziyade organ disfonksiyonunu tanımlamak için geliştirilmiştir.

Organ fonksiyon skorlarını oluştururken

akılda tutulması gereken üç önemli kural vardır: 1- Organ

yetersizliği basit bir hep ya da hiç olgusu değildir, çok hafif

fonksiyon bozukluğundan tam organ yetersizliğine kadar

değişen süreçtir. 2- Organ yetersizliği durağan bir olay değildir

ve hastalığın seyri sırasında zamanla disfonksiyonun

derecesi değişebilir ve bu nedenle skorların zaman içinde

tekrar tekrar hesaplanması gereklidir. 3- Herhangi bir

yoğun bakımda, herhangi bir hasta için kolayca hesaplanabilmesi

için, her bir organı değerlendirmek için seçilen

değişkenler objektif, basit ve bulunabilir olmalı ancak güvenilir,

her kurumda rutin olarak ölçülen, araştırılan organa

spesifik ve diğer hasta değişkenlerinden bağımsız olmalıdır.

Skorlamada gözlemciler arası değişkenlik daha karışık

bir sistemle problem olabilir ve basit, sarih değişkenlerin

kullanılması bu potansiyel problemi ortadan kaldırabilir.

Organ fonksiyon tanımlama sistemlerinde hangi organların

değerlendirileceği ve hangi parametrelerin kullanılacağı

konusunda genel bir fikir birliği yoktur.

Skorlamaya dahil edilen organ sistemleri, organ disfonksiyonu

için kullanılan tanımlamalar ve kullanılan ölçüm

skalalarındaki farklılıklarla birlikte organ disfonksiyonunu

değerlendirmek için birçok farklı skorlama sistemi geliştirilmiştir.

Skorlamaların çoğunluğu altı ana organ sistemini

içermektedir; kardiyovasküler, solunum, hematolojik, santral

sinir, renal ve hepatik. Gastrointestinal sistem gibi diğer

sistemler skorlamaya daha az olarak dahil edilmektedir.

Çoğu skorlamalar genel yoğun bakım hastalarında geliştirilmiş,

bazı skorlamalar ise spesifik olarak sepsisli hastalarda

kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Son zamanlarda

geliştirilmiş olan üç ayrı sistemden bahsedilecektir. Bunlar:

1- Çoklu organ disfonksiyon skoru (Multiple Organ

Dysfunction Score-MODS), 2- Ardışık organ yetersizliği

değerlendirmesi (Sequential Organ Failure Assessment-

SOFA) ve 3- Lojistik organ disfonksiyon sistemi (Logistic

Organ Dysfunction System-LODS). Bu sistemler arasındaki

ana fark kardiyovasküler sistem disfonksiyonunun tanımlanmasından

kaynaklanmaktadır.18

Ferhan Demirer Aydemir ve ark. Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri

192

çoklu orGan disFonksiyon skoru-Mods

Çoklu organ disfonksiyon skorlama sistemi, 1969-1993

yılları arasında literatürdeki çoklu organ yetersizliği klinik

çalışmalarının gözden geçirilmesi ile geliştirilmiştir. Altı

organ sistemi seçilmiş ve her organ için fonksiyon durumuna

göre 0 ile 4 arasında bir puanlama (normal fonksiyon

için 0, en ciddi disfonksiyon için 4 olacak şekilde) yapılmış

olup maksimum skor 24’tür. 24 saatlik zaman diliminde

her organ sistemi için en kötü puan toplam skorun hesaplanmasında

kullanılmaktadır. Yüksek başlangıç MODS değeri

yoğun bakım mortalitesi ile korelasyon göstermekte

olup delta MODS (yoğun bakımda kalış süresi içindeki

MODS ile kabul sırasındaki MODS arsındaki fark olarak

hesaplanan) hastanın akıbeti hakkında daha prediktif bilgi

sağlamaktadır. 368 yoğun bakım hastasında yapılan çalışmada

APACHE II ve organ yetersizlik skoruna göre

MODS sonuç gruplarını daha iyi tanımladığı ancak mortalite

riskini tahminde bütün skorlama sistemlerinin benzer

sonuçlar verdiği gösterilmiştir. MODS, değişik yoğun

bakım hasta gruplarını içeren klinik çalışmalarda organ disfonksiyonunu

değerlendirmek için kullanılmaktadır.18

ardıŞık orGan yetMezliĞi deĞerlendirMesi- soFa

SOFA skoru başlangıçta sepsis çalışmalarında organ işlev

bozukluğunun günlük değerlendirmesi için basit, objektif ve

güvenilir bir skor sağlamak üzere oluşturulmuştur. Altı

organ sisteminin (beyin, kardiyovasküler, koagulasyon, böbrek,

hepatik, solunum) fonksiyonunu uzmanlar tarafından

tanımlanan parametre aralıkları olan 0 (normal) ila 4 (aşırı

anormal) arasında skorlanması esasına dayanır. Bu parametre

aralıkları mekanik ventilasyon, vazoaktif destek ve sedasyon

dahil olmak üzere tedavinin etkilerini de içerir. Nihai

skor, her sistem için en kötü değerler kullanılarak günlük

olarak hesaplanır. SOFA’nın ilk rolü mortaliteyi tahmin

etmek değil, kritik hastadaki rahatsızlıkların derecesini ölçmekti.

25 Ancak kullanım itibariyle bir mortalite tahmin aracı

olarak değerlendirilmektedir.26-28 Bununla birlikte, mevcut

şiddet skorlarının yerine SOFA kullanımı garanti edilemez.

hızlı sıralı orGan yetMezliĞi deĞerlendirMesi- qsoFa

Hızlı SOFA skoru, ölüm riski taşıyan ve enfeksiyon şüphesi

olan özel hasta grupları için 2016 yılında başucu tarama

aracı olarak geliştirilmiştir. Skorda, düşük kan

basıncı (sistolik kan basıncı ≤100 mmHg), solunum hızı

(dakikada > 22 solunum) veya değişmiş mental duruma

(GCS <15) birer puan vermek üzere üç kriter kullanılmıştır.

qSOFA YBÜ dışındaki hastane içi mortalite açısından

SIRS ve SOFA’dan daha iyi ayrımcılık

göstermiştir (sırasıyla AUROC 0.76 ve 0.79), ancak

yoğun bakım ünitesindeki mortalite ile çok az ilişkisi

vardır.16

lojistik orGan disFonksiyon sisteMi- lods

LODS, yoğun bakım hastalarından oluşan geniş bir veri

tabanından seçilmiş değişkenlere çoklu lojistik regresyon

uygulanarak 1996 yılında geliştirilmiştir. Skoru hesaplamak

için, her organ sistemi, o gün içinde o sistem için

herhangi bir değişkenin en kötü değerine göre puan alır.

Eğer hiç organ disfonksiyonu yoksa skor 0, en kötü disfonksiyon

için ise 5 puan verilir. Organ sistemleri arasında

organ disfonksiyonunun ciddiyeti farklı

olduğundan, LODS skorunda maksimum 5 puan sadece

nörolojik, renal ve kardiyovasküler sistemler için kullanılmaktadır.

Pulmoner ve koagulasyon sisteminin maksimum

puanları için maksimum 3 puan verilmekte,

karaciğer için maksimum 1 puan verilmektedir. Böylece

maksimum skor 22 olmaktadır. LODS skoru tekrarlanan

ölçümlerden ziyade yoğun bakıma kabulden sonraki ilk

24 saat içerisindeki organ disfonksiyonunun sadece tek

bir ölçümünü yapmak üzere planlanmıştır. LODS sistemi

oldukça karışık ve seyrek olarak kullanılmakla birlikte

klinik çalışmalarda organ disfonksiyonunu değerlendirmek

için kullanılmaktadır.17

Tablo 3’te üç organ disfonksiyonu skorlama sisteminde,

organ sistemlerini değerlendirmek için seçilen parametrelerdeki

farklılıklar gösterilmiştir.

Ferhan Demirer Aydemir ve ark. Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri

193

Parametre MODS SOFA LODS

Solunum PaO2/FiO2 oranı PaO2/FiO2 oranı PaO2/FiO2 oranı ve ventilasyon/CPAP durumu

Koagulasyon/Hematolojik Platelet sayısı Platelet sayısı Beyaz küre ve platelet sayısı

Hepatik Bilirubin konsantrasyonu Bilirubin konsantrasyonu Bilirubin konsantrasyonu ve protrombin zamanı

KVS HR x (CVP/MAP) Kan basıncı ve adrenerjik destek Kalp hızı ve sistolik kan basıncı

SSS Glasgow koma skoru Glasgow koma skoru Glasgow koma skoru

Renal Kreatinin konsantrasyonu Kreatinin konsantrasyonu ve idrar çıkışı Üre ve kreatinin konsantrasyonu ve idrar çıkışı

TABLO 3: Üç organ disfonksiyonu skorlama sisteminde organ sistemlerini değerlendirmek için seçilen parametrelerdeki farklılıklar.

yaralanMa Şiddet Puanı- ıss

ISS, 1974’te piyasaya sürülen travma hastaları için anatomik

temelli bir puanlama sistemidir. ISS, altı vücut bölgesine

(baş, boyun, yüz, göğüs, karın ve pelvik) yaralanmanın

şiddetini sınıflandıran “Kısaltılmış Yaralanma Ölçeğine”

(AIS) dayanmaktadır. Yaralanmalar 1 (minör) ile 6 (tedavi

edilemez) arasında derecelendirilir. Daha sonra ISS, en

ciddi şekilde yaralanan üç bölgedeki en yüksek puanın karelerinin

toplamından hesaplanır. ISS kronik hastalığı görmezden

geldiğinden daha zayıf bir ayrımcılığa sahiptir.15

Diğer travma skorlama sistemleri; yaş ve fizyolojik

değişkenlere dayanan “Travma Skoru” (Revize Travma

Skoru”; ve hem travma skorunu hem de ISS’yi kombine

ederek anatomik ve fizyolojik skorlama sistemi oluşturmak

için birleştiren “Travma ve Yaralanma Şiddet Skoru”

(TRISS) serisidir.

Ferhan Demirer Aydemir ve ark. Yoğun Bakımda Skorlama Sistemleri

194