Yapay Zeka Çağında Film ve Medya Pedagojisi: Kies ve Stanfill’in Teaching AI In Film and Media Studies Kitabının İncelenmesi
CINEMEDIA Text & Audiovisual Journal, cilt.4, sa.1, ss.29-35, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Kitap İncelemesi
- Cilt numarası: 4 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.71350/cinemediaj.6
- Dergi Adı: CINEMEDIA Text & Audiovisual Journal
- Derginin Tarandığı İndeksler: Communication Source (EBSCO)
- Sayfa Sayıları: ss.29-35
- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kies ve Stanfill’in 2026 yılında yayımladığı Teaching AI in Film and Media Studies isimli kitabı, yapay zekâ ile öğrenmeyi film ve medya pedagojisi çerçevesinde ele almaktadır. Kitabın temel iddiası, üretken yapay zekânın doğası gereği peşin hüküm ile iyi ya da kötü olarak adlandırılamayacağı, buna karşılık belirli işler için iyi ya da kötü olabileceğidir. Bu bağlamda yazarlar ahlaki panik ve teknopanik kavramlarını tarihsel süreç ile ilişkilendirerek teorik bir zemin hazırlamakta, her yeni kitle iletişim aracına yönelik benzer korkuların geçmişte ortaya çıktığını belirtmektedirler. Bu korkular ile başa çıkmanın, bu teknolojilerin yasaklanması ile değil, bir sınıf politikası ve açık bir tartışma alanı oluşturulması yoluyla mümkün olabileceğini savunmaktadırlar. Kitabın literatüre katkısı, yapay zekâ okuryazarlığını yönelim, uygulama ve çıkarım olmak üzere üçlü bir bileşen yapısı üzerinden tanımlaması ve bunu medya okuryazarlığının temel soruları üzerinden yorumlamasıdır. Kitap kapsamında telif hakkı, yazarlık, üretim, tarih, emek ve hayran kültürü bölümleri yer almaktadır. Ayrıca yapay zekâ halüsinasyonunun bir kusur olarak değil, spekülatif tarih yazımının bir aracı olarak değerlendirildiği beşinci bölüm kitabın en özgün iddiasını ortaya koymaktadır. Buna karşılık kaynakların çoğunun 2023-2024 yılları arasında yayınlanan haber ve blog yazılarına dayanması, ABD merkezli bir bağlam ile sınırlı kalması ve zaman zaman eleştiriler ile yüzleşmek yerine onlardan kaçınması en önemli sınırlılıklarıdır.
Teaching AI in Film and Media Studies, published by Kies and Stanfill in 2026, approaches learning with artificial intelligence within the framework of film and media pedagogy. The book’s central claim is that generative AI cannot be judged good or bad in advance by its very nature, but can be good or bad for particular tasks. In this context the authors prepare a theoretical ground by relating the concepts of moral panic and technopanic to historical process, and they note that similar fears about every new mass medium have arisen in the past. They argue that coping with these fears is possible not by banning such technologies, but by establishing a course policy and an open space for discussion. The book’s contribution to the literature is that it defines AI literacy through a three-part structure of orientations, applications and implications, and interprets this through the core questions of media literacy. The book contains chapters on copyright, authorship, production, history, labour and fandom. The fifth chapter, in which AI hallucination is assessed not as a flaw but as a tool of speculative historiography, sets out the book’s most original claim. Its most significant limitations, on the other hand, are that most of its sources rest on news items and blog posts published between 2023 and 2024, that it remains confined to a US-centred context, and that it at times avoids criticisms rather than confronting them.