23. Ulusal Cerrahi Kongresi ve 18. Ulusal Cerrahi Hemşireliği Kongresi, Antalya, Turkey, 24 - 28 April 2024, vol.2024, no.75, pp.475, (Full Text)
AMAÇ:Malignite veya Karaciğer sirozuna bağlı son evre hastalarda nadir bir görülen komplikasyon ile tanı, cerrahi onarım ve tedavi, takip ve sonuçları paylaşmak. YÖNTEM:Anamnez ve fizik muayene ile konuldu,Asit, periton boşluğunda birikir ve karın içindeki organlara baskı yapabilir. Batın içerisinde biriken asit çeşitli mekanik, hemodinamik ve biyokimyasal değişikliklere yol açabilir. Asit tedavi edilmediği takdirde mekanik komplikasyonlara yol açabilir. Komplikasyonlar ölümcül olabilir. 2 farklı olguda karşılaşılan komplikasyonla neler yapılabileceğini paylaşacağız. BULGULAR:65 yaşındaki kadın hasta, batın orta hattından abondan sıvı gelmesi nedeniyle başvurdu(Şekil 1). Hastanın metastatik endometrium kanseri nedeniyle takip edildiği, ancak operasyon geçirmediği öğrenildi. Umblikus düzeyindeki malign efüzyona sekonder olarak değerlendirilen ve 1 yıldır varlığı bilinen insizyonel hernisinin, herninin cilde olan baskısı nedeniyle zaman içinde ciltte perfüzyon bozukluğuna ve nekroza yol açtığı belirlendi. Nekroza giden cilt, sonunda perfore olduğu anlaşıldı. Hastanın malign asit sıvısının hızlı bir şekilde direnç göstermesi ve bunun hipovolemiye yol açabileceği düşüncesiyle hasta acil şartlarda operasyona alındı. Fasya defekti greft kullanılarak onarıldı ve ciltteki nekrotik alanlar debride edildi. Diğer olgu ise 71 yaşındaki erkek hasta, Spontan umblikus düzeyinde sıvı gelmesi şikayeti ile başvurdu(Şekil 2,Şekil 3). Hastada akıntının aniden başladığı ve acil servise gelene kadar yaklaşık 3 litre sıvı kaybı yaşandığı belirlendi. Hastanın 3 yıldır kronik böbrek hastalığı nedeniyle takip edildiği öğrenildi. Ayrıca, daha önce umblikal herni nedeniyle operasyon geçirdiği tespit edildi. Asit sıvısının basıncına bağlı olarak umblikal bölgede cilde fistülizasyon oluştuğu ve cildin bu basınç nedeniyle perfüzyonunun bozulup nekroza gittiği gözlendi. Hastaya prolen ile cilt defektine çevre süturu atılarak sıvı kaybının engellenmesi sağlandı. Ancak hastanın takibinde hipotansif, taşikardik seyretmesini takiben yoğun sıvı replasmanına rağmen kardiyak arrest gelişti ve exitus gerçekleşti. SONUÇ:Nadir görülen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen asit komplikasyonlarının vurgulanmasına yönelik önemli klinik örnekler sunmaktadır. Malignite veya karaciğer sirozuna bağlı olarak gelişen bu komplikasyonlarda erken tanı, hızlı cerrahi müdahale, etkili tedavi ve titiz takip stratejileri hayati öneme sahiptir.