Mecmuâ-i Sâz ü Söz’de Yer Alan Dini Musiki Eserleri Üzerine Bir İnceleme


Creative Commons License

İşler U. , Satır Ö. C.

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi, vol.27, no.47, pp.362-376, 2021 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 27 Issue: 47
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.32547/ataunigsed.938182
  • Title of Journal : Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi
  • Page Numbers: pp.362-376

Abstract

Yapılan bu çalışmanın odak noktasını 17’nci yüzyılın önemli eserlerinden Mecmuâ-i Sâz ü Söz’de yer alan dini musiki eserleri oluşturmaktadır. İlahi, tesbih, tevhid ve ayin-i şerif gibi Türk din musikisinin önde gelen 34 repertuvar bileşeni mecmua içindeki sayısal dağılım, nota yazısında kullanılan işaretler, makam, usul ve form yapısı başta olmak üzere güfte dinamikleri üzerinden analiz edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler ışığında dini türlerin mecmua içinde dokuz farklı fasıl içinde tanzim edildiği; bilhassa ilahi ve tesbihlerin şemsiye bir başlık olarak kullanıldığı; tevhid türünün anlamına uygun bir örnekle temsil edildiği; ayin-i şerif’in ise günümüzdeki ayin formunun üçüncü bölümünden ibaret olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu eserlerde anahtar ve usul göstergeleri ile ses değiştirici işaretler bulunmaktadır. Yine röpriz, puandorg, uzatma ve deyim bağı gibi notalama işaretlerini görmek mümkündür. Dini eserlerin ezgi organizasyonu on beş farklı makam içinde yer alırken Hüseyni ve Neva makamları nicel olarak öne çıkmaktadır. Buna karşın günümüzün dini musiki repertuvarında oldukça sık kullanılan Uşşak ve Segâh makamlarının temsil oranı oldukça düşüktür. Zaman organizasyonu ise beş farklı usul üzerinden gerçekleşirken burada Düyek usulü öndedir. Usulü belirlenemeyen eserlerin varlığı ise dikkat çekicidir. Eserler form açısından değerlendirildiğinde ilahi, tevhid ve ayin-i şerif’in tesbihlere nazaran sınırlı bir müzikal ifadeye sahip olduğu, biçim yapısı açısından tesbihlerin diğer türlerden ayrıldığı görülmektedir. Güfte bakımından aruzlu yapının hâkimiyeti öne çıkarken dini eserlerin anlam evrenini ağırlıklı olarak gazel, murabba ve koşma nazım şekilleri inşa etmektedir.