Analitik Hiyerarşi Süreci ile Deprem Parkları için Potansiyel Alanların Belirlenmesi: Çanakkale Kent Merkezi Örneği


Creative Commons License

AKYAR E., Taslı T. C.

ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Dergisi, cilt.14, sa.1, ss.26-36, 2026 (TRDizin)

Özet

Kentlerin gelişimini şekillendiren planlama süreçlerinde, deprem gibi doğal tehlikelerin yeterince göz önünde bulundurulmaması, deprem odaklı mekânsal gelişim gereksinimini zorunlu kılmaktadır. Özellikle ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde nüfus yoğunluğuna bağlı olarak artan kontrolsüz yapılaşma, açık yeşil alanların azalmasına bu durum kentlerin deprem öncesi hazırlık, deprem anı toplanma ve deprem sonrası acil müdahale kapasitesini zayıflatarak kentleri depremler karşısında daha savunmasız hale getirmektedir. Bu bağlamda, deprem risklerini en aza indirgemek adına stratejilerin geliştirilmesi, dirençli ve sürdürülebilir bir yaşam alanının oluşturulmasında hayati bir öneme sahiptir. Araştırma kapsamında, I. derece deprem bölgesinde yer alan Çanakkale kent merkezinde, deprem öncesi, sırası ve sonrasında güvenli toplanma alanları oluşturularak önemli bir rol oynamanın yanı sıra, barınma, ilk yardım ve lojistik destek gibi hayati işlevleri üstlenme kapasitesine sahip olan deprem parkları için, potansiyel uygun alanları belirlemek amaçlanmıştır. Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yönteminde kullanılan 15 adet kriter Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda, Çanakkale kent merkezinde deprem parkları için uygun alanların, yapı yoğunluğu düşük ve erişilebilir açık alanlarda yoğunlaştığı belirlenmiştir. Yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde ise küçük ölçekli geçici toplanma alanları ve tahliye koridorları için öneriler geliştirilmiştir.
In the planning processes that shape the development of cities, the failure to adequately consider natural hazards such as earthquakes necessitates earthquake-focused spatial development requirements. Particularly in developing countries like ours, uncontrolled construction driven by population density leads to a decrease in open green spaces. This situation weakens cities' earthquake preparedness, earthquake-time gathering, and post-earthquake emergency response capacities, making cities more vulnerable to earthquakes. In this context, developing strategies to minimize earthquake risks is of vital importance in creating a resilient and sustainable living environment. Within the scope of this research, safe gathering areas were established in the city center of Çanakkale, located in a first-degree earthquake zone, before, during, and after the earthquake, playing a significant role. Within the scope of the research, the aim was to identify potential suitable areas for earthquake parks in the city center of Çanakkale, located in a first-degree earthquake zone, which play an important role by creating safe gathering areas before, during, and after earthquakes, as well as having the capacity to perform vital functions such as shelter, first aid, and logistical support. The 15 criteria used in the Analytical Hierarchy Process (AHP) method were analyzed using Geographic Information Systems (GIS). The study determined that suitable areas for earthquake parks in the city center of Çanakkale are concentrated in low-density, accessible open spaces. Recommendations were developed for small-scale temporary gathering areas and evacuation corridors in densely built-up areas.