Bazı sofralık üzüm çeşitlerinde (V. vinifera L.) farklı olgunluk dönemlerinin tane biyokimyasal özelliklerine etkilerinin belirlenmesi


Creative Commons License

Şahin E., Turhan R., Dardeniz A.

7. Uluslararası Tarım, Çevre ve Sağlık Kongresi, Bursa, Türkiye, 30 Mayıs - 01 Haziran 2024, ss.85-95, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Bursa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.85-95
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Üzümün olgunlaşması, ben düşme döneminden itibaren başlayıp tane olgunluğuna kadar devam eden dönem

içerisinde gerçekleşmekte ve bu dönemde üzüm tanesinde fiziksel ve biyokimyasal değişimler meydana

gelmektedir. Özellikle sofralık üzüm çeşitlerinde salkım–tane pomolojik özelliklerinin yanı sıra olgunluk, fenolik

bileşikler, aroma gibi biyokimyasal özellikler üzümün kalitesini oluşturmaktadır. Gıda endüstrisinin birçok

alanında değerlendirilmekte olan üzümün bünyesinde insan sağlığına yararlı fenolik bileşiklerin profili ile

yoğunluğu, tane gelişim aşamalarında farklılıklar gösterebilmektedir. ‘ÇOMÜ Dardanos Yerleşkesi Ziraat

Fakültesi Bitkisel Üretim Araştırma ve Uygulama Birimi’nde yer alan ‘Sofralık Üzüm Çeşitleri Uygulama ve

Araştırma Bağı’nda, kurak koşullarda yetiştirilen ‘Yalova Çekirdeksizi’, ‘Amasya Beyazı’, ‘Atasarısı’, ‘Italia’,

‘Kozak Beyazı’ ve ‘Müşküle’ sofralık üzüm çeşitlerinde yürütülen bu araştırmada, farklı olgunluk dönemlerinin

tane biyokimyasal özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, hasat olgunluğu (HO),

birinci seviye ileri hasat olgunluğu (BSİHO) ve ikinci seviye ileri hasat olgunluğu (İSİHO) olmak üzere üç farklı

olgunluk döneminde elde edilen tanelerde SÇKM (%), pH, asitlik (%), olgunluk indisi, toplam fenolik madde

miktarı (mg GAE 100 ml–1) ve toplam tanen miktarı (mg kg–1) belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre; genel

olarak HO’dan İSİHO’na doğru SÇKM (Yalova Çekirdeksizi, Atasarısı ve Italia), pH (Yalova Çekirdeksizi, Italia

ve Kozak Beyazı) ve olgunluk indisi (Yalova Çekirdeksizi, Amasya Beyazı, Atasarısı, Italia, Kozak Beyazı ve

Müşküle) parametrelerinde önemli artışlar meydana gelmiştir. SÇKM %17.32 (Atasarısı) ile %24.51 (Yalova

Çekirdeksizi); pH 3.29 (Yalova Çekirdeksizi) ile 3.86; olgunluk indisi 25.78 (Yalova Çekirdeksizi) ile 83.07

(Kozak Beyazı) arasında değişmiştir. Asitlik (Yalova Çekirdeksizi, Amasya Beyazı, Atasarısı, Italia, Kozak

Beyazı ve Müşküle), toplam fenolik madde miktarı (Yalova Çekirdeksizi, Amasya Beyazı ve Kozak Beyazı) ve

toplam tanen miktarında (Yalova Çekirdeksizi, Amasya Beyazı, Kozak Beyazı ve Müşküle) ise diğer

parametrelerin aksine önemli azalışlar kaydedilmiştir. Asitlik %0.259 (Müşküle) ile %0.741 (Yalova

Çekirdeksizi); toplam fenolik madde miktarı 2.27 mg GAE 100 ml–1 (Atasarısı) ile 14.56 mg GAE 100 ml–1

(Müşküle); toplam tanen miktarı 0.176 mg kg–1 (Kozak Beyazı) ile 1.023 mg kg–1 (Müşküle) arasında değişmiştir.

Üzüm olgunluk ve kalitesindeki değişimlerin incelenmesini amaçlayan bu araştırmada, üzüm çeşitlerinin

tamamının HO’dan ileriki olgunluk dönemlerine (BSİHO ve İSİHO) doğru omca üzerindeki tanelerde herhangi

bir çökme belirtisi göstermediği saptanmıştır. Bununla birlikte olgunluğa ait parametrelerde artışların devam ettiği

belirlenerek, incelenen üzüm çeşitlerinin kurak koşullar altında sorunsuz olarak daha geç tarihlerde de hasat

edilebileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca orta mevsim ve geçci üzüm çeşitlerinin hasat olgunluğu (HO)

döneminde değil de, ileriki olgunluk dönemlerinde (BSİHO ve İSİHO) hasat edilmesiyle birlikte, bir nevi omcalar

üzerindeki muhafazayla, daha avantajlı fiyatlardan satışa sunulabilmelerine de olanak sağlanabileceği

düşünülmektedir.