Seramik sanatının yapı yüzeyi tasarımındaki yeri ve dönüşümü


Creative Commons License

Batu T.

JOURNAL OF AWARENESS, cilt.2026, sa.11, ss.30541-30548, 2026 (Hakemli Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Derleme
  • Cilt numarası: 2026 Sayı: 11
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.26809/joa.3054
  • Dergi Adı: JOURNAL OF AWARENESS
  • Derginin Tarandığı İndeksler: EBSCO Legal Source, ERIHPlus, Index Copernicus, Sobiad Atıf Dizini
  • Sayfa Sayıları: ss.30541-30548
  • Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Bu çalışma, seramik sanatının mimari yüzey tasarımındaki tarihsel ve çağdaş konumunu Selçuklu ve Osmanlı çini mirasından başlayarak Cumhuriyet dönemi sanatçılarının kamusal pano uygulamalarına uzanan bütüncül bir çerçevede incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tarihsel analiz, betimsel çözümleme, karşılaştırmalı yüzey incelemeleri ve dijital arşiv taramaları gibi nitel araştırma yöntemlerine dayanmakta; akademik literatür, görsel arşivler ve sanatçı üretimleri temel veri kaynaklarını oluşturmaktadır. Bulgular: Bulgular, seramiğin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde mimari yüzeyin sembolik ve estetik bir bileşeni olduğunu; Cumhuriyet sonrası dönemde sanatçı–mimar iş birlikleriyle kamusal alanda modern bir yüzey dili geliştirdiğini ve yeni tasarım yaklaşımlarıyla yeniden tanımlandığını göstermektedir. Tartışma: Elde edilen sonuçlar, seramik yüzey tasarımının tarihsel bir geleneğin devamlılığını taşımakla birlikte, çağdaş mimari pratiklerde anlam, kimlik ve mekânsal bütünlük üreten dinamik bir tasarım alanına dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç: Seramik, mimari yüzeylerde yalnızca dekoratif bir malzeme değil, kültürel hafıza, estetik ifade ve teknolojik yenilikleri bir araya getiren çok katmanlı bir tasarım ara yüzü olarak önemli bir konuma sahiptir.

Purpose: This study aims to examine the historical and contemporary position of ceramic art in architectural surface design within a comprehensive framework that extends from the Seljuk and Ottoman tile heritage to the public mural applications of Republican-era artists. Materials and Methods: The research is based on qualitative methods such as historical analysis, descriptive interpretation, comparative surface examinations, and digital archive reviews; academic literature, visual archives, and artistic productions constitute the primary data sources. Findings: The findings indicate that ceramics functioned as both a symbolic and aesthetic component of architectural surfaces during the Seljuk and Ottoman periods; that in the post-Republican era, artist–architect collaborations contributed to the development of a modern surface language in public spaces; and that today ceramics are being redefined through new design approaches supported by digital technologies. Discussion: The results reveal that ceramic surface design, while carrying the continuity of a historical tradition, has evolved into a dynamic design domain that generates meaning, identity, and spatial coherence within contemporary architectural practice. Conclusion: Ceramics hold a significant position in architectural surfaces not merely as a decorative material but as a multifaceted design interface that integrates cultural memory, aesthetic expression, and technological innovation.