Eski Arap Şiirinde 'Uzra Türü Aşk (Bişr ve Hind Örneği)
Mecazdan Hakikate Aşk - Uluslararası Sempozyum - Aşk Konulu Teorik ve Pratik Temelli Disiplinler Arası Çalışmalar, Çanakkale, Türkiye, 24 - 26 Aralık 2021, (Yayınlanmadı)
- Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
- Basıldığı Şehir: Çanakkale
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Eski Arap Şiirinde ‘Uzra Türü Aşk (Bişr ve Hind
Örneği)
Mehmet YILMAZ[1]
Özet
İnsanoğlu yaratılışı gereği karşı cinse ilgi duyar. Bu durumun
doğal sonucu olarak çiftler arasında evlilikler yaşanır ve hayatın idamesi
sağlanır. Bazı durumlarda hayat şartları beklenenin aksine gelişir ve olaylar
farklı mecralara sürüklenir. Dış etkenler, birbirlerine samimi duygularla bağlı
olan sevgililerin bir araya gelmelerine ve mutlu olacak biçimde hayatlarını
idame ettirmelerine engel teşkil eder. Hal böyle olunca yaşanan duygu
yoğunlukları bastırılmaya veya başka yönlere kanalize edilir. Ne var ki
sevgiliyi ideal insan ve tamamlayıcı taraf olarak gören âşık, içine düştüğü
hayal kırıklığı neticesinde psikolojik olarak çöküntüye uğrar, acılar çeker,
yataklara düşer ve bazı zamanlar aşk acısına yenik düşerek hayata veda eder.
Fıtratta var olan aşkın, doğru mecralara yönlendirilmesi durumunda Yüce Allah
tarafından insanoğluna bahşedilen bir nimet olduğu muhakkaktır. Nitekim
insanoğlu aşkla yanar, pişer ve olgunlaşır. Aşk, estetik, zarafet, letafet ve
kemâle erme gibi erdemleri gönüllere nakşetmek suretiyle nefisleri terbiye
eder.
Kuşkusuz fıtrat dini olan İslâm’dan aşk gibi ulvî bir olguya karşı
durması beklenecek durum değildir. İslâm dini kadını cinsel obje olarak gören
Câhiliye anlayışını reddetmekte ve aşk olgusunu nefisleri terbiye aracı olarak
görmektedir. Bir başka ifade ile İslâm dini, fıtratta var olan aşk olgusunu
doğru mecraya yönlendirmektedir. Bu duruma çölde yaşayan ve henüz fıtratı
bozulmamış ‘Uzra kabilesine mensup şairler tarafından dile getirilen beyitler esaslı
örneklerdir. Zira ‘Uzra kabilesine
mensup şairler töreleri gereği aşk deneyimlerini iffetten ve İslâm
öğretilerinden ödün vermeyecek biçimde beyitlere yansıtan erken dönem Arap şairlerinin
öncüleridirler.
Çalışmada Câhiliye dönemi aşk şiirlerinden örnekler sunulacak ve
‘Uzra türü aşk hakkında bilgiler verilecektir. Ardından Hz. Peygamber döneminde
yaşandığı öne sürülen Bişr ve Hind arasındaki ‘Uzra türü aşk öyküsünün İslâm
öğretilerine ters düşmeyecek biçimdeki şiir örneklemeleri gün yüzüne
çıkarılacak ve genel değerlendirmesi yapılacaktır.
Anahtar
Kelimeler: ‘Uzra, aşk, şiir, duygu, İslâm, Bişr, Hind,
'Udhri Type Love in Old Arabic Poetry (The Example of Bishr and Hind)
Abstract
Humans are naturally attracted to the opposite sex. As a natural
consequence of this situation, marriages occur between couples and life is
maintained. In some cases, life conditions develop contrary to expectations and
events are dragged into different channels. External factors prevent lovers,
who are connected to each other with sincere feelings, from getting together
and living their lives happily. As such, the intensity of emotions experienced
is tried to be suppressed or channeled in other directions. However, the lover,
who sees his loved one as the ideal person and complement, suffers
psychological depression as a result of the disappointment he falls into,
suffers, falls into bed and sometimes succumbs to the pain of love and passes
away. It is certain that the love that exists in creation is a blessing
bestowed on humankind by Almighty Allah if it is directed to the right
channels. As a matter of fact, human beings burn with love, gain experience and
mature. It disciplines the nafs by instilling virtues such as love,
aesthetics, grace and perfection into
hearts.
Undoubtedly, it is not a situation to be expected from Islam, which is a religion of nature, to oppose a sublime phenomenon such as love. The religion of Islam rejects the concept of Jahiliyya, which sees women as a sexual object, and sees the phenomenon of love as a means of training the nafs. In other words, the religion of Islam directs the love phenomenon to the right place where it should be. The couplets uttered by the poets belonging to the tribe of 'Udhra, who live in the desert and whose nature has not yet deteriorated, are good examples of this situation. Poets belonging to the tribe of ‘Udhra are the pioneers of the early Arab poets who reflect their love experiences into couplets without sacrificing chastity and Islamic teachings In this study, examples from the love poems of the Age of Jahiliyya will be presented and information about the 'Udhra type of love will be given. Then, the poetry samples of the 'Udhra type of love story between Bishr and Hind, which is claimed to have been lived in the Prophet's period, will be brought to light and its general evaluation will be made.
Keywords:
‘Udhra, love, poetry, emotion, İslam, Bishr, Hind,
[1]
Doç. Dr., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi/ İlahiyat Fakültesi, myilmaz93@comu.edu.tr, 05456418375