KAZAN-TATAR TÜRKÇESİ İLE YAZILMIŞ VE ÇOK LEHÇELİLİK ÖZELLİĞİ GÖSTEREN NOGMANÎ TEFSİRİ: YASİN SURESİ ÖRNEĞİ


Türk A. T.

Türkiyat Mecmuası, cilt.28, sa.2, ss.143-169, 2018 (TRDizin)

Özet

arih boyunca birçok din ve inanç sistemini benimseyen Türkler, bu din veinanç sistemlerinin kutsal kitaplarını dillerine tercüme etmiştir. X. yüzyıldaİslamiyet’i devlet olarak benimseyen Türkler, bu dönem ve devamındaKur’an-ı Kerim’i Türkçeye tercüme etmeye başlamıştır. İlk örnekleriniKarahanlı Türkçesi döneminde gördüğümüz bu tercümeler yüzyıllar boyuncadevam etmiştir. İlk yapılan tercümeler satır altı denilen tarzda olup gittikçehadis ve rivayetlerle genişletilen tefsirler ortaya çıkmıştır. Bu tefsirlerdenbiri de Kazan-Tatar Türkçesiyle yazılmış Tefsir-i Nogmanî’dir. NogmanSamanî, Abdünnasir Kursavî’nin öğrencisi olmuş ve onun medresesindeyetişmiştir. Üstadının başladığı fakat tamamlayamadığı Kur’an’ı tercüme işinitamamlamak amacıyla iki cilt hâlinde Kur’an’ı XX. yüzyılın başlarında Kazan-Tatar Türkçesine tercüme etmiştir. Bu tercüme aynı zamanda çok lehçeliliközelliği göstermektedir.Yaklaşık yüz yıldır devam eden ve başlarda Batı Türkçesi eserleri üzerineyapılan çalışmalarla başlayan iki dillilik veya iki lehçelilik çalışmaları sadeceBatı Türkçesi eserlerinde değil, aynı zamanda Doğu ve Kuzey Türkçesimetinlerinde de görülmektedir. Aynı zamanda bazı eserlerde tarihî Türk yazıdilleri olan Batı/Oğuz, Doğu/Çağatay ve Kuzey/Kıpçak Türkçelerinin hepsininayırt edici unsurlarının görüldüğü ve çok lehçelilik özelliğine sahip eserlerle dekarşılaşmaktayız. Bu yazıda 1911 yılında basılan Tefsir-i Nogmanî’nin ikincicildindeki Yasin suresi örneğinde çok lehçelilik özellikleri ses bilgisi, biçimbilgisi ve söz varlığı yönüyle ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Through the history, Turks adopted many different religious belief systems and translated these systems’ holy books into their own language. When Turks adopted Islam in 10th century, in that era and the following eras, they started to translate The Holy Quran. The first example of the translation was seen in Karahanli Turkish and these translations contuniued throughout the centruies. The first examples were under line translations, however, in the latter examples, exegesises which are developed with hadiths and hearsays emerged. One of these exegesises is “Exegesis of Nogmani” which is written in Kazan-Turkic language. Nogman Samani became Abdünnasir Kursavi’s student and got educated in his madrasah. He finished the translation into Kazan-Tatar Turkish of The Holy Quran in two volumes, in the beginning of 20th century, which his master started to translate but couldn’t finish. At the same time, this translation shows multidialectism feature. Bilingualism or bidialectism have been studied for approximately hundred years and started with the studies of Western Turkish works, however, it is not only seen in Western Turkish texts but also in Eastern and Northern Turkish texts. At the same time, some of the works contain distinctive elements of the historical Turkish writing languages such as West/Oghuz, East/Cagatay and North/Kıpçak that we encounter multidialectism feature. In this article, example of Surah Yasin from the second volume of Exegesis of Nogmani’s multi dialectism features is examined in terms of phonology, morphology and vocabulary.