Kafa Travmalı Hastalarda Bilgisayarlı Tomografiyi Gereksiz ve Fazla mı Kullanıyoruz ?


Creative Commons License

Karatağ O.

3. Uluslararası Farkındalık Kongresi, Çanakkale, Turkey, 5 - 07 December 2019, pp.719-730

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Çanakkale
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.719-730

Abstract

Bilgisayarlı tomografi (BT), X-ışını ile çalışan ve radyasyon içeren bir radyolojik görüntüleme yöntemidir. Başta travma olguları olmak üzere tanısal amaçla vücudun tüm kesimlerine uygulanabilmektedir. Kafa travması, acil servis başvurularının en sık sebeplerinden olup bu olguların %75’i minor kafa travması olarak sınıflandırılmakta ve şuur kaybı, amnezi, disorientasyon ve GKS’nin 13 ile 15 arasında olması şeklinde tanımlanmaktadır. Kafa travmalı olgularda kontrastsız BT, intrakranial posttravmatik bulguların güvenilir ve hızlı bir şekilde saptanabilmesi açısından referans görüntüleme yöntemidir. BT’nin beyin kanaması ve kafatası kırıklarını saptama duyarlılığı oldukça yüksektir. Bu nedenle BT’nin kullanımı korkunç bir hızla artmaktadır ve travma olgularında son 10 yılda neredeyse 3 kat artış söz konusudur; buna ragmen hayatı tehdit eden bulguların saptanmasında belirgin bir artış gözlenmemiştir. BT kullanımındaki hızlı artışın diğer nedenleri arasında, klinisyen hekimin tecrübesi, radyolog tarafından gereksiz ek çekim önerilmesi, duplike çekimler, defansif tıp anlayışı, maddi çıkarlar gibi daha birçok neden sayılabilir. Tüm avantajlarının yanında, hastaların radyasyona maruz kalması ve maliyetin yükselmesi BT’nin başlıca dezavantajlarıdır. Tekrarlayan radyasyon maruziyetinin ise uzun vadede kansere yol açma riski bulunmaktadır. Bu nedenle, olguların BT çekimi için uygunluğunu değerlendirmek adına bazı kılavuzlar yayınlanmıştır. Ancak kullanılmakta olan bu kılavuzlara rağmen minor kafa travmalı olgularda BT’nin gereksiz ve fazla kullanımı halen bir sorun teşkil etmektedir. Tüm bu bilgilerin ışığında, mevcut kılavuzların daha da geliştirilmesi, BT kullanımının artmasına neden olan klinik ve klinik dışı tüm nedenlerin elimine edilmesi için çok daha fazla efor sarfedilmesi, çalışmalar yapılması ve hem sağlık personelinin hem de halkın radyolojik görüntüleme yöntemleri ve radyasyonun riskleri hakkında bilinçlendirilmesi gerekmektedir.