Kılık Değiştirmenin En Makbul Hâli: Erkeksi Kadın Versus Kadınsı Erkek


Creative Commons License

OKTAY G.

Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.22, ss.337-360, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 22 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.337-360

Özet

Kılık değiştirme, tarihî geçmişe sahip önemli bir kavramdır ve genellikle erkeklerin karşı cinsin kıyafetlerini giymesi ve davranışsal özelliklerini sergilemesi olarak tanımlanır. Oysaki tarihî örnekler üzerinden gidildiğinde kılık değiştirmenin sadece tek bir cins ile sınırlandırılamayacak bir eylem olduğu ve çeşitli nedenlerle tercih edildiği ortaya çıkar. Geç dönem Osmanlı metinlerinde de kılık değiştirme, olay örgüsünün önemli bir parçası olarak toplumsal yapının, cinsel kimliğin ve modernleşme süreçlerinin anlaşılmasında bir araçtır. Bu makale de öncelikle kadınların kılık değiştirmelerini T. Abdi’nin Sergüzeşt-i Kalyopi, Ahmet Mithat Efendi’nin Dürdâne Hanım, Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre ve Ömer Seyfettin’in Yalnız Efe adlı eserlerindeki kadın karakterler üzerinden ele alacak ve kadınların, daha da ötesinde anlatıcının bu eyleme yüklediği anlamı çözümlemeye çalışacaktır. Aynı zamanda kılık değiştirme ya da ona yakın değişimler, Samipaşazâde Sezai’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat, Ahmet Mithat Efendi’nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi, Recaizâde Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Şık romanlarındaki erkek karakterler üzerinden de örneklendirilecektir. Bu sayede toplumsal cinsiyet kodlarının “nasıl” işlediği ve buna bağlı olarak modernleşmenin cinsiyet üzerinden “ne şekilde” algılandığı ortaya çıkarılacaktır. Son tahlilde kılık değiştirmenin ya da ona yakın değişimlerin toplum, anlatıcılar ve yazar tarafından değerlendirilme süreci “korku”, “ahlâk kaygısı” ve “değişim arzusu” çerçevesinde düşünülecektir.
Anahtar Kelimeler: Türk Romanı, Kadın, Erkek, Kılık Değiştirme, Modernleşme.
 

Having a historical past, cross-dressing is an important notion and is generally defined as males dressing like opposed sex and expressing their behavioral characteristics. However, considering the historical examples, it is seen that cross-dressing is an act which cannot be limited to a single gender and is preferred for several reasons. In the late Ottoman period texts, cross-dressing as a critical part of the plot is a tool helping to better understand the social structure, sexual identity and modernization processes. The study will first address the female characters cross-dressing through Sergüzeşt-i Kalyopi by T. Abdi, Dürdane Hanım by Ahmet Mithat Efendi, Vatan Yahut Silistre (Homeland or Slistria) by Namık Kemal and Yalnız Efe (Alone Efe) by Ömer Seyfettin, and try to analyze the meaning attributed to this act by females, more importantly, by the narrator. Moreover, crossdressing or similar changes will also be discussed through male characters in Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat by Samipaşazade Sezai, Felatun Bey ile Rakım Efendi by Ahmet Mithat Efendi, Araba Sevdası (The Carriage Affair) by Recaizade Mahmut Ekrem, Şık (Chic) by Hüseyin Rahmi Gürpınar. Thus, “how” the social gender codes are addressed and therefore “how” modernization is perceived upon gender will be revealed. In the final analysis, the process of evaluating cross-dressing or similar changes by society, narrators and the author will be discussed within the framework of “fear”, “moral anxiety” and “desire of change”.
Keywords: Turkish Novel, Woman, Man, Cross-Dressing, Modernization.