Endülüs Nahiv Geleneğinde Nakil ve Akıl Dengesi: Ebû Bekr ez-Zübeydî’nin Semâ‘ ve Kıyas Metodolojisine Kitâbu’l-Vâdıh ve Lahnu’l-‘Avâm Eksenli Bir Yaklaşım


Creative Commons License

Yılmaz M.

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, cilt.15, sa.2, ss.885-899, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışma, Endülüs nahiv geleneğinin teşekkül ve kurumsallaşma sürecinin merkezî figürlerinden biri olan Ebû Bekr ez-Zübeydî’nin (ö. 379/989) dil anlayışını, onun Kitâbu’l-Vâdıh ve Lahnu’l-‘avâm adlı eserleri üzerinden metodolojik bir analize tâbi tutmaktadır. Araştırma, Arap dil biliminin semâ‘ (nakil) ve kıyas (akıl) ilkelerinin bu eserlerde fonksiyonel bir senteze dönüşme sürecine odaklanmaktadır. Eğitim eksenli, pedagojik ve didaktik bir muhtasar mahiyetindeki Kitâbu’l-Vâdıh ile tashih merkezli Lahnu’l-‘avâm adlı eserlerin temel veri kaynağını oluşturduğu bu araştırmada, metin merkezli dilbilimsel inceleme ve karşılaştırmalı analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bu bağlamda, Basra nahiv ekolünün normatif ve sistemci yaklaşımının Endülüs coğrafyasındaki ilk tezahürlerinden birinin bizzat Zübeydî eliyle inşa ediliş süreci; isim cümlesi, nâsih harfler ve nâkıs fiiller gibi temel nahiv konuları ve morfolojik veriler üzerinden temellendirilmiştir. Çalışma kapsamında, Zübeydî’nin semâ‘î verileri “Âmil Nazariyesi” çerçevesinde rasyonalize etme biçimi ve dilin mantıksal tutarlılığını savunduğu argümanlar incelenmiştir. Araştırma neticesinde, Zübeydî’nin nâdir ve şâz rivâyetleri dilin genel kurallarını bozmamak adına dışlayan tasfiyeci bir tutum sergilediği, bununla birlikte dilin iç işleyişine dayanan üretken bir kıyas anlayışını benimsediği ortaya konulmuştur. Bu incelemeye ek olarak, müellifin dilsel sapmaları ve galatları ele aldığı Lahnu’l- ‘avâm adlı eserindeki bulgular da araştırmanın ana tezini destekler niteliktedir. Bu eser, halk dilindeki fonetik ve morfolojik bozulmalara karşı fasih Arapçanın otantik yapısını muhafaza etmek için semâ‘ı mutlak bir denetim mekanizması, kıyası ise dilin iç disiplinini sağlayan matematiksel bir iskelet olarak konumlandırır. Bu metodolojik sentezin Endülüs nahiv düşüncesine hem özgün hem de disiplinli bir kimlik kazandırdığı ve Doğu İslâm dünyasına ait dil mirasının Batı İslâm dünyasına sistemli bir şekilde aktarılmasını sağladığı görülmektedir. Sonuç olarak bu makale, Zübeydî’nin sadece bir derleyici veya nakilci olarak görülemeyeceğini, aynı zamanda dilin mantıksal mimarisini yeniden kuran yetkin bir teorisyen olduğunu ortaya koymayı amaçlar. Anahtar Kelimeler: Arapça, Ebû Bekr ez-Zübeydî, Semâ‘, Kıyas, Basra Ekolü, Kitâbu’l-Vâdıh, Lahnu’l- ‘avâm