Vergi Mükellefinin İzahat Talep Hakkı Üzerine Değerlendirmeler


Altay A. M., Gümüş E.

MALİYE ÇALIŞMALARI DERGİSİ, cilt.1, sa.74, ss.21-39, 2025 (Hakemli Dergi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 1 Sayı: 74
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.26650/mcd2025-1677377
  • Dergi Adı: MALİYE ÇALIŞMALARI DERGİSİ
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Sobiad Atıf Dizini
  • Sayfa Sayıları: ss.21-39
  • Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İzahat talep hakkı, mükelleflerin vergiye ilişkin yükümlülükleri konusunda idareden bilgi talep edebilmesini ifade eder. Bu hak, vergilemede öngörülebilirlik, hukuki güvenlik ve şeffaflık ilkelerinin bir yansıması olup, bilgi edinme hakkının temel bir unsurudur. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 413. maddesinde mükelleflerin izahat talep hakkına ilişkin temel çerçeve öngörülmüştür. Bu çerçevede mükellefler, vergi durumlarıyla veya vergi uygulamalarıyla ilgili belirsiz ya da tereddüt uyandıran konularda, vergi idaresinden yazılı olarak açıklama talep edebilme hakkına sahiptir. Ancak uygulamada, izahat taleplerine verilen yanıtların gecikmesi, hiç yanıtlanmaması, yanıtların soyut, yoruma açık biçimde kaleme alınması, izahat talebi müessesesinin etkinliğini ciddi biçimde tartışmalı hâle getirmektedir. Ayrıca, benzer nitelikteki durumlara ilişkin olarak farklı mükelleflere birbirinden farklı yanıtlar verilmesi, vergi hukukunun temel ilkelerinden biri olan yatay eşitlik ilkesinin ihlali riskini gündeme getirmektedir. Dahası, verilen izahatların, verginin aslı bakımından herhangi bir hukuki bağlayıcılığa sahip olmaması, bu kurumun işlevselliği ve mükelleflerin hukuki güvenlik beklentisi açısından yeniden değerlendirilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda, çalışma, izahat talebi müessesesine ilişkin mevcut sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmaktadır. Her ne kadar izahat talep hakkı, mükellef ile vergi idaresi arasında güven ilişkisini tesis etmeye yönelik bir araç olarak tasarlanmış olsa da, mevcut düzenlemelerin daha şeffaf, erişilebilir ve etkin kılınabilmesi adına yeniden yapılandırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.