JOURNAL OF ARTS MANAGEMENT LAW AND SOCIETY, cilt.8, sa.1, ss.1-11, 2025 (AHCI, Scopus)
Bu çalışma, çağdaş sanatta sanatçının kişisel belleği, bedensel deneyimleri ve travmatik izlerini otoikonografik bir
bakış açısıyla ele alarak bunların estetik bir ifade biçimine nasıl dönüştüğünü incelemektedir. Otoikonografi, sanatçının
öz yaşam öyküsüne, bedenine ve içsel yaralarına dayalı tekrarlayan semboller ve imgeler aracılığıyla bireysel
ve kolektif bellek arasında bir bağ kurmaktadır. Makalede Louise Bourgeois, Kiki Smith ve Mona Hatoum’un eserlerinden
hareketle bedenin hem kişisel onarım hem de toplumsal empati alanı olarak nasıl kullanıldığı psikanalitik
kuramlar (Winnicott’un geçiş nesnesi, Klein’ın yaralı nesne kavramı ve Kristeva’nın abjection kuramı) çerçevesinde
açıklanmıştır. Bourgeois’nin örümcek ve dikiş imgeleri, Smith’in parçalanmış beden figürleri ve Hatoum’un
yerinden edilme temalı yerleştirmeleri, bedenin travma ve bellekle ilişkisini görünür kılarak izleyiciyle empatik
bir katarsis alanı oluşturmaktadır. Otoikonografik sanat pratiği bu yönüyle sanatçının içsel onarım sürecini -imge
aracılığıyla- kolektif bir şifalanma alanına dönüştürmektedir. Makale, otoikonografinin çağdaş sanat pratiğinde
beden, bellek ve onarım temalarını bir araya getirerek, sanatçının travmatik deneyimlerini estetik bir söylem ve
güçlü bir anlatı stratejisine dönüştürme potansiyelini vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Otoikonografi, Louise Bourgeois, Kiki Smith, Mona Hatoum, Beden, Onarım, Bellek.