Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: GİZEM ANTİKA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Tuğba Tümer
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Nöroinflamasyon süreci, zararlı bir uyarana karşı öncelikle Merkezi Sinir
Sistemi (MSS)'nin bağışıklık hücreleri olan mikroglia tarafından yönlendirilir.
Mikroglial hücrelerin uzun süreli aktivasyonu beynin mikroçevresinde kronik
düşük dereceli dejenerasyona neden olabilir. Bu inflamatuar döngü sonunda
nöronal bozulmaya ve hücre ölümüne yol açabilir. Kronik inflamasyonun sürecinin
hızlanmasına sebep olan önemli mekanizmalardan biri de pro-IL-1β'nin proteolitik
olarak aktifleşmesine yol açan ve sonunda proinflamatuar hücre ölümü ile
sonuçlanan NLRP3 inflamazom aktivasyonudur. Aktifleşen mikroglial hücrelerin
proinflamatuar yanıtının yanı sıra, antiinflamatuar M2 ve antioksidan Mox
fenotipleri olarak bilinen alternatif aktifleşmiş mikroglial fenotipleri vardır. Ayrıca,
mikroglial hücreler, nöronal rejenerasyonu teşvik etmek için BDNF gibi
nörotrofinler üretebilir. Strigolaktonlar (SL), karotenoid türevli lakton
moleküllerinden oluşan fitohormonlardır. 2020 yılında yayınlanmış bir çalışmamız,
model SL analoğu GR24'ün memeli beyin hücreleri üzerindeki antinöroinflamatuar etkisinin ilk kanıtını sunmuştur. Bu tez çalışmasının sonuçlarına
göre, SL analoglarından IND ve EGO10'un çok düşük dozlarda NLRP3 aracılı IL1β salgılanımı üzerinde gösterdikleri güçlü inhibitör etkileri, bu bileşiklerin ileride
v
MSS ile ilgili hastalıklar için NLRP3 inhibitörü olabileceklerini düşündürmektedir.
Dört SL analoğu, özellikle 4Br-debranone, Nrf2 sinyal yolağını mRNA seviyesinde
teşvik ederek mikroglial hücrelerin M1 fenotipten Mox fenotipine polarize olmasını
sağlamıştır. GR24'ün BDNF ile ilişkili antiinflamatuar etkisi ve mikroglia aracılı
nörotoksisiteye karşı gösterdiği nöroprotektif etkisi de bu çalışma ile açıklanmıştır.
Bu sonuçlar SL'lerin nöroinflamasyona karşı aday terapötik ajanlar olarak
geliştirilebileceğini göstermektedir.