Intersecting Identities: Exploring Intersectionality in Andrea Levy’s Small Island and Kathryn Stockett’s The Help


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, İnsan Ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Batı Dilleri Ve Edebiyatları, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: İsmail Can Dinçer

Danışman: Sercan Hamza Bağlama

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, kesişimselliği eleştirel bir çerçeve olarak kullanarak ırk, toplumsal cinsiyet, sınıf, milliyet, sömürgecilik statüsü ve meşruiyet gibi örtüşen toplumsal kategorilerin Andrea Levy'nin Small Island (2004) ve Kathryn Stockett'in The Help (2009) adlı romanlarında baskı, faillik ve ayrıcalık deneyimlerini nasıl şekillendirdiğini incelemektedir. Kimberlé Crenshaw'ın kuramsal çerçevesine dayanan ve feminist eleştiri, postkolonyal teori ve eleştirel ırk kuramından beslenen çalışma, tekil kimlik yaklaşımlarını eleştirerek, marjinalleşme ve direnişin karmaşık yapılarını üreten eşzamanlı yapısal güçleri ön plana çıkarır. 1960'ların Mississippi'sinde geçen The Help, Siyahi ev işçilerinin beyaz Güneyli ataerkil yapı altında maruz kaldıkları ırksal, toplumsal cinsiyete dayalı ve sınıfsal tahakkümün iç içe geçmiş biçimlerini betimlerken; onların tanıklığa dayalı direniş eylemleri, yapısal tahakküm ile anlatısal faillik arasındaki diyalektiği ortaya koyar. Small Island ise Windrush sonrası Britanya'da, Jamaikalı göçmenler ile beyaz Britanyalıların kesişen kimlikleri aracılığıyla imparatorluk miraslarının ve savaş sonrası yeniden yapılanmanın aidiyet, vatandaşlık ve dışlanma hiyerarşilerini nasıl yeniden şekillendirdiğini gösterir. Her iki roman da kendi edebi ve tarihsel gelenekleri – Afrikalı Amerikalı ve postkolonyal Britanya – içinde konumlandırılırken, sosyopolitik kabulleri incelenerek ideolojik kör noktalar açığa çıkarılır. Bu metinleri diyalog içinde ele alan araştırma, kesişimselliğin ABD yurttaşlık hakları hareketi kökenlerinin ötesindeki kuramsal kapsamını genişletir; onu imparatorluk ve imparatorluk-sonrası bağlamlarda ve yalnızca siyahi kadınlarla sınırlı olmayan öznellikler için eleştirel bir araç olarak sunar. Son olarak tez, kesişimselliğin yalnızca edebi çözümleme aracı değil, aynı zamanda anlatısal temsildeki eşitsizliklerin maddi, tarihsel ve söylemsel boyutlarını kavramaya yönelik disiplinlerarası bir toplumsal eleştiri yöntemi olarak vazgeçilmez olduğunu savunur.