Tanzimat Dönemi'nde Biga sancağı'nda cizye rejimi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEHÇET LOKLAR

Danışman: Özkan Keskin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Cizye vergisi Gayrimüslim tebaadan alınan şer'i bir vergidir. Hz. Muhammed döneminden itibaren alınması zorunlu vergiler arasında gösterilen cizye, Osmanlı Devleti döneminde de aynı şekilde meşru vergiler arasında sayılmıştır. Her daim nakit olarak alınan cizye, Osmanlı maliyesi için önemli gelir kaynaklarından olmuştur. Cizye vergisinin tahsilinde genel olarak maktû (toplu olarak) ve ale'r-ruus (kişi üzerinden) olmak üzere iki sistem ön plana çıkmıştır. Bölgeye ve zamana göre bu iki sistem sürekli kullanılmıştır. 1691 reformu vergide köklü değişiklikler getirmiştir. Reform ile birlikte imparatorluk genelinde sabit bir oran üzerinden verginin alınması amaçlanmıştır. Diğer taraftan verginin tahsilinde ale'r-ruus sistem ön plana çıkmış; mükelleflerin âlâ (zengin), evsât (orta halli) ve ednâ (düşük gelirli) üzerinden evrak ile cizyesini ödemesi benimsenmiştir.II. Mahmud döneminde cizye vergisi ikinci kez ciddi bir değişim sürecine girmiştir. Verginin tahsilinde komisyon usulü benimsenmiş ve Gayrimüslim cemaat temsilcileri burada yer almıştır. Tanzimat döneminde ise ilk başta vergide an-cemaatin (topluluk üzerinden tahsili) sistem benimsenmiştir. Fakat kısa sürede gelirin azalması vergide devletin tekrar ön plana çıkmasına sebebiyet vermiştir. Nitekim 1844 nüfus sayımları bu hâkimiyetin izlerini göstermektedir. Sayımlar neticesinde Biga Sancağı kazaları için cizye defterleri oluşturulmuş, mükelleflerin yeniden tespiti amaçlanmıştır. 1851 senesinde gerek batı baskısı ve gerekse eşit toplum düşüncesinden hareketle verginin toplanmasında ikinci kez an-cemaatin sistem kabul edilmiştir. Fakat reaya bu sefer de Kale-i Sultaniye (Çanakkale) kazasında olduğu gibi amel-mande (işsiz) ve sagir (çocuk) özelliklerinden hareketle vergiden muaf olmaya çalışmıştır. Azalan gelir karşısında devletin müdahalesi ise gecikmemiş, 1853 senesinde Biga Sancağı genelinde olduğu gibi cizye geliri 1844 evresine çekilmeye çalışılmıştır.