Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın romanlarında deyimler, atasözleri, ikilemeler, kalıp sözler ve argolar bağlamında söz varlığı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEVDET COŞKUN
Danışman: Necmi Akyalçın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dil, toplumsal anlaşmayı düzenleyen, insanların kendisini ifade etmesini sağlayan ve bir toplumun kültürünün oluşmasına yardım eden en önemli ögedir. Toplumdaki kuşaklar arasında kültür, dil ile aktarılır. Bu aktarımda en önemli dil ögesi, sözcükler ve bu sözcüklere yüklenen anlamlardır. Toplumun anlam dünyasının zenginleşmesi, dildeki sözcüklerin de anlamsal açıdan zenginleşmesini sağlar. Her sözcüğün, kendine özgü bir anlamı barındırmasının yanında sözcüğe bağlam içerisinde de bazı anlamlar yüklenir. Dilin yaşamasına, ilerlemesine ve gelişmesine katkı sunanların önemli bir kesimini sanatçılar oluşturmaktadır. Bu sanatçılar içerisinde de yazarlar ve şairler ayrı bir öneme sahiptir. Bir yazarın veya şairin söz varlığı çözümlemesi, onun düşünce dünyası, dünyaya bakışı, kişiliği ve dile olan hakimiyeti hakkında bilgi sahibi olunmasını sağlar. Ayrıca, bir dilin söz varlığı, o toplumun kültürü hakkında da bilgiler verir. Türk dilinin kökleri, tarihin çok eski dönemlerine uzanmaktadır. Cevat Şakir Kabaağaçlı, dönemlere ayrılmış Batı Türkçesinin/Oğuzcanın Türkiye Türkçesi sahasının Cumhuriyet dönemindeki önde gelen roman yazarlarından biridir. Mavi Anadoluculuk hareketinin fikir babası olarak görülen Kabaağaçlı, denize tutkulu ve döneminin entelektüel bilgi birikimi olarak önde gelen yazarlarından birisidir. Bu çalışmada, Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın romanlarındaki deyim, atasözü, ikileme, kalıp söz ve argo gibi söz varlığı ögeleri, kaynak tarama yöntemiyle saptanmıştır. Saptanan ögeler, sayfa numaraları belirtilerek anlamsal açıdan sınıflandırılmıştır. Bu ögelerin kendilerine özgü anlamlarının dışında, bağlam içerisinde yüklendikleri anlamlar da örnekleriyle çalışmaya yansıtılmıştır. Bu çerçevede Kabaağaçlı'nın, saptanan ögeler bağlamında, Türkçenin söz varlığından ne denli yararlandığı ortaya konmuştur.