English as a lingua franca: Turkish EFL teachers' and students' perceptions
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, YABANCI DİLLER EĞİTİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: FİKRİ GEÇKİNLİ
Danışman: Cevdet Yılmaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzün küreselleşmiş dünyasında, İngilizce, çeşitli dilsel ve kültürel kökenden gelen insanlar için uluslararası bir ortak iletişim dili (lingua franca) haline gelmiştir. İngilizcenin bu değişen statüsünün, İngiliz dili eğitimi pedagojisinin yanı sıra İngilizce öğretmenleri ve öğrencilerinin algıları üzerinde kaçınılmaz olarak bir etkisinin olacağı da bilinen bir gerçektir. Bu bağlamda, bu çalışma, İngilizce öğretmenlerinin ve öğrencilerinin İngilizcenin ortak iletişim dili (lingua franca) olması ve bunun pedagojik etkilerine dair algılarını incelemeyi amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda, karma araştırmalarda ardışık açıklayıcı araştırma tasarımı kullanılmıştır. Toplam 52 İngilizce hazırlık sınıfı öğretmeni ve 570 İngilizce hazırlık sınıfı öğrencisi, araştırmacının geliştirdiği, biri İngilizcenin ortak iletişim dili olması diğeri de bunun pedagojik etkilerine dair olmak üzere iki ankete cevap verdi. Nicel veri toplama prosedüründen sonra, toplanan verilere SPSS 22 yazılım programı uygulanmıştır. Diğer bir ifade ile İngilizce öğretmenleri ve öğrencilerinin algıları arasındaki farklılıkları araştırmak için Bağımsız Örnekler T Testi'nin yanında ANOVA testleri kullanılmıştır. Nitel veri toplamaya gelince, 10 İngilizce öğretmeni ve 20 İngilizce öğrencisinin katılımıyla beşer kişilik gruplardan oluşan altı yarı yapılandırılmış odak grup görüşmesi yapılmış ve sonrasında da bu verilerin tematik analizi araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Toplanan verilerin analizi, öğretmenlerin ve öğrencilerin İngilizcenin ortak iletişim dili olması olgusuna dair algıları arasında anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymuştur. Öğretmenler İngilizcenin ortak iletişim dili olması olgusuna olumlu yaklaşırken, öğrenciler buna karşı tarafsız bir tavır sergileme eğilimi göstermişlerdir. Ancak, İngilizcenin ortak iletişim dili olmasının pedagojik çıkarımları söz konusu olduğunda öğretmen ve öğrencilerin algıları arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Bu hususta hem öğretmenler hem de öğrenciler tarafsız bir duruş sergilemişlerdir. Yeni mezun ve deneyimli öğretmenlerin İngilizcenin ortak iletişim dili olması olgusuna yönelik algıları arasındaki farklılıklara ilişkin bulgulara gelince, yeni mezun öğretmenler bu olguya deneyimli öğretmenlerden daha olumlu yaklaşım sergilemişlerdir. Ancak, her iki öğretmen grubu da aynı olgunun pedagojik çıkarımları hususunda tarafsız bir yaklaşım ortaya koymuşlardır. Öğrencilerin İngilizce seviyelerine göre İngilizcenin ortak iletişim dili olması ve bunun pedagojik çıkarımlarına dair algılarına gelince, sonuçlar her iki durum için de anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Başka bir deyişle, tüm seviye gruplarındaki öğrenciler hem İngilizcenin ortak iletişim dili olması olgusuna ve hem de bunun pedagojik çıkarımları hususunda kararsız kalmışlardır. Sonuç olarak, İngilizce öğretmen ve öğrencileri İngilizcenin uluslararası iletişim dili olması olgusuna olumlu yaklaştıkları halde bunun dil eğitimine olan yansımalarını kabullenmeye henüz tam olarak hazır görünmüyorlar.