Bizans Sanatında Grifon Tasvirleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Neslihan Sönmez

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYŞE ÇAYLAK TÜRKER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Eski çağ toplumlarının hayal dünyasından türetilen fantastik kurgulu betimlerin neredeyse her ulusun mitolojisinde yer aldığı bilinmektedir. Daha çok sanat eserleri üzerinde ifade bulan bu figürler, genel olarak antropoid (hayvan-hayvan) veya polimorfik (hayvan-insan) şeklindeki kombinasyonlardan oluşur. Bunlar siren, sfenks, simurg, kentaur, ejder gibi karışık yaratıklardır. Grifon figürü de bunlar arasında yer alır. M.Ö.4.binyıl'dan itibaren görülmeye başlanan grifon, ilk olarak Mezopotamya ve Yakın Doğu ardından Girit ve Yunan dünyasında yer bulmuş ve Roma döneminde de figürün kullanımına devam edilmiştir. En genel tanımıyla kartal başlı ve kanatlı, aslan gövdelidir. Bu ilk kültürlerde "gardiyan", "koruyucu" rolleriyle öne çıkan grifon, aynı zamanda tanrı ve tanrıçaların yanında onlara hizmet eden varlıklardır. Bizans sanatının Antik çağın pagan mirasından devraldığı bu figür, kendi öz anlamları ve Hristiyan dünyasının sembolizmine dair anlamlarla harmanlanarak sivil kullanımın yanı sıra çeşitli dini eserler üzerinde de ifade bulmuştur. Çalışmamız içerisinde ele alınan eserler ise, malzeme türüne göre, mozaik (6), taş-mermer (16), maden (13), fildişi (5), kumaş (6), seramik (4) olarak belirlenmiştir. Bu eserler üzerinde yer alan grifon figürlerinin ya tek ya da çift figürler halinde betimlendiği görülür ve tipolojisi bu ana ayrım üzerinden detaylandırılmıştır. Yoğunluğun taş-mermer eser grubunda olduğu ve daha çok tek figür halinde betimlenen grifonların yoğunlukta olduğu tespit edilmiştir. Doğada mücadele eden, avlanan, koşan, yürüyen-duran grifonların yanı sıra Büyük İskender'in göksel yolculuğunda ona destek olan figürler olarak da görülmektedirler. Grifonun Bizans sanatına bağlı ikonografisi ve sembolizmine dair belirlemeler ise, Antik Çağ pagan inançlarına bağlı kullanımlarıyla paralellik gösterir. Bu açıdan bakıldığında Hristiyan sanat eserleri üzerinde yer alan grifon figürlerinin, "koruyucu", "gardiyan", "uyarıcı" rolleriyle öne çıktığı anlaşılmaktadır. Bu durum, pagan inanca ait imgelerin Hristiyan inancı içerisindeki sürekliliğine işaret etmesi bakımından önemlidir. Stil açısından ise Antik çağdaki kullanımından pek uzaklaşmadığı anlaşılan grifonun, doğu etkileriyle beraber daha çok Yunan ve Roma sanatındaki kullanımının bir devamı olarak Bizans sanatında yer bulduğu anlaşılmaktadır.