Suriyeli mültecilerin Lübnan demografisine etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Bölgesel Araştırmalar, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEHER BİTKAL
Danışman: Özkan Keskin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde sekizinci yılında olan Suriye Savaşı, UNHCR'nin 19 Nisan 2018 tarihli son verilerine göre 6.6 milyon insanın ülke dışına göçüne,bir o kadarının da ülke içinde yer değiştirmesine, yaklaşık bir trilyon dolarlık maddi kayba ve yarım milyon kadar can kaybına neden oldu. Dünya tarihi, Suriye kriziyle 2. Dünya Savaşından bu yana en fazla zorla yerinden edilmiş insan sayısına tanıklık etti ve Suriye,en çok göç veren ülke konumuna ulaştı. Lübnan, Türkiye'den sonra en fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumunda olmasına karşın, oransal olarak birincidir. Nüfusunun yaklaşık beşte biri gibi önemli bir payının mültecilerden oluşması yönünden de dünyada bir ilktir. Bu rekor düzeydeki sayılar, ülkenin etnik ve dini yapısının son derece kırılgan olması nedeniyle demografik, sosyo-ekonomik ve siyasi çıkmazlar yarattı. Bu tez çalışması, 2011 yılında başlayan Suriye Savaşı nedeniyle yaşanan mülteci hareketinin Lübnan demografisine etkisini incelemektedir. Türkçe literatürde, Suriyeli mültecilerin Lübnan demografisine etkisine ilişkin geniş kapsamlı bir çalışma saptanamamıştır. Tezin çıkış noktası ve amacı bu bağlamda aynı kapsamda yer almakta ve anılan bu boşluğu doldurabilmesi amaçlanmaktadır. Tez kapsamında yanıtlar aranacak araştırma soruları şunlardır: Lübnan demografisi kendi tarihinde nasıl bir değişim yaşadı? Lübnan'daki Suriyeli mültecilerin hâlihazırdaki durumu ve ülke demografisi üzerindeki etkisi nasıl oldu? Bu sorular Suriyeli mültecilerin, ülkenin demografik yapısındaki dönüşüm ve kırılma etkisini sorgulamayı amaçladığı için ülkedeki nüfus dağılımı ve yayılımı, karşılaştırmalı analiz yöntemi ve resmi veriler ile saptanmaya çalışılmıştır. Lübnan'ın yerli nüfusu tarihi süreçte dışarıya verdiği göçler nedeniyle git gide azalmaktadır. Bu çalışma, oluşan nüfus boşluğunun işçi göçmenler ve mültecilerce doldurulduğu, dolayısıyla ülkenin büyük oranda kimliksiz bir mülteci devletine evrilme tehdidiyle karşı karşıya kaldığı sonucuna ulaşmıştır.