II. Abdülhamid döneminde Gelibolu Sancağının idari ve sosyal yapısı (1876-1909)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BATUHAN AYDOĞAN

Danışman: Şerif Korkmaz

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çok uzun bir zaman periyodu içerisinde, farklı uygarlıkların yerleşim noktası olan Gelibolu, doğu ile batı arasında bir güzergâh noktası olmuştur. Bölge her zaman stratejik önemi yüksek bir mevki konumundadır. Gelibolu'nun Türk hâkimiyetine girdikten sonra da Osmanlı Devleti için önemli bir konumda olduğu görülmektedir. Gelibolu'nun fethinden sonra, bölge farklı idari statülerde bulunmuştur. II. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ise Gelibolu, Edirne Vilayeti içerisinde bulunan bir sancak konumundadır. İçerisinde farklı milletlerden halkların yaşadığı Gelibolu Sancağı, devrin önemli olaylarından etkilenmiştir. 1877-1878 Osmanlı Rus harbi esnasında Rusların ilerleyişi Edirne'ye değin durdurulamayınca, Gelibolu çevresinde savunma önlemleri alınmıştır. Savaşın ardından ise savaştan kaçıp gelen muhacirlerin iskân ettirildiği ilk yerlerden biri Gelibolu ve çevresi olmuştur. 1897 senesinde yaşanan Osmanlı-Yunan harbi esnasında ise, nüfusunun çoğunluğu Rum olan Gelibolu Sancağında Rum ahali ile bazı sorunlar yaşandığı görülmektedir. Osmanlı Devleti özellikle bu dönemde Gelibolu'daki Rumları kontrol altında tutmaya çalıştığı gibi bölgedeki Ermenilerin faaliyetlerini de izlemiştir.