Anadolu'da Erken Bizans Dönemi figürlü zemin mozaikleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Emine ÖZKAYA DALOĞLU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYŞE ÇAYLAK TÜRKER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Anadolu'da Erken Bizans Dönemi Figürlü Zemin Mozaikleri konulu tez kapsamında; literatür ve dokümantasyon taramasına bağlı olarak Anadolu'da kazılarla ortaya çıkarılan dini yapılarda yer alan figürlü zemin mozaikleri incelenmiştir. Çalışma ile Erken Bizans dönemi resim sanatına ilişkin bilgilerimize de kaynaklık eden figürlü zemin mozaiklerinin bir bütün içinde görülebilmesi açısından figür kaynakları, teknik, üslup ve ikonografik anlamlarının ortaya koyulması amaçlanmıştır.Anadolu'da Erken Bizans Dönemi kilise yapılarında görülen figürlü zemin mozaikleri M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısı ile M.S. 7. yüzyıl arasındaki döneme tarihlenmektedir. Dini yapıların zeminlerinde bulunan mozaiklerde vahşi ya da evcil memeli hayvan türleri, çeşitli kuşlar ile kişiselleştirilmiş nehir figürleri ve çok az sayıdaki günlük yaşam sahnesinde yer alan insan betileri yer almaktadır. Figürler bitkisel ve geometrik kompozisyonlardaki bölmelerde, yüzeye serbest yerleştirilmiş kompozisyonlarda ya da tekil panellerde görülür.Helenistik ve Roma Döneminde prototipleri bulunan kompozisyon düzenleri ve figürler, imparatorluğun farklı bölgelerinde de görülmektedir. Bu da çeşitli yazarlar tarafından ileri sürülen desen kitaplarının varlığını desteklemektedir. Diğer yandan mozaiklere ilişkin yorumlar ve yazıtlar figürlerin/kompozisyonların Hıristiyan doktrini açısından çeşitli anlamlar taşıdığını da ortaya koyar. Anadolu'da Erken Bizans Dönemine ait figürlü zemin mozaiklerinde görülen ?Barışçıl Krallık? ve ?Yaşam Kaynağı / Pınarı? ikonografisi kesin olarak saptanabilen Hıristiyan imgeleridir.Kireçtaşı, mermer, terrakota ve camdan elde edilen tesseralar ile opus tessalatum tekniğiyle yerinde üretilen mozaiklerde figürlerin natüralizmden uzak şematik bir yaklaşım içinde ele alındıkları ve sembol değeri taşıdıkları görülür. Aynı dönemden günümüze ulaşan İstanbul Büyük Saray'a ait mozaiklerin üslubunun karşısında yer alan bu yaklaşım Hıristiyanlığın gizemci bakışında aranabilir.Erken Bizans Dönemi zemin mozaiklerinde kullanılan figürlerin Helenistik ve Roma döneminde prototiplerinin bulunduğu, o dönem yaşayan insanlarca üzerinde uzlaşılmış belirli anlamlar taşıdığı, gezici ustaların model kitaplarında bu figürlerin betileri ve sembolik anlamlarıyla yer aldığı ve dekorasyonu yaptıran kişinin tercihine göre zemine döşendiği ileri sürülebilir.Sonuç olarak Anadolu'da bulunan kilise zeminlerinde yer alan mozaiklerle ilgili kapsamlı yayınlar yapıldıkça daha ayrıntılı sonuçlara ulaşılabilecektir.