Bozcaada'nın demografik ve iktisadî yapısı (XVI.-VIII.yüzyıllar)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE NESLİHAN MUTLU
Danışman: Cengiz Parlak
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada Bozcaada'nın 16.-18. yüzyıllar arasında sosyal ve ekonomik gelişmeleri ile kent tarihinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bozcaada 15. Yüzyılda Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Venedik-Osmanlı mücadeleleri sonucunda, adada Osmanlı idaresiyle sulh ve sükûn ortamı sağlanmıştır. Bozcaada'da ilk iskan 16. yüzyılda yapılmıştır ve 17. yüzyılda adada nüfus yavaş yavaş artış göstermiştir. Adada özellikle 18. yüzyılda normalin çok üstünde nüfus artışı yaşanmıştır. 17. yüzyıllın ikinci yarısına kadar adada, Türk iskânının ve idarî yapılanmanın ancak toparlanabildiği; 18. yüzyılda ise sistemin tam işlerlik kazanmış olduğu sonucunu kaynaklar da desteklemektedir. İktisadî ve sosyal gelişmelerdeki görünen olumlu ortam, nüfus artışını sağlayan diğer mühim kazanımlardan biridir. Adada 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren üretim ve ticarî faaliyetlerde artışlar olmuş, devletin vergi gelirleri de iktisadi gelişmeye paralel olarak artmıştır. Bozcada, bilhassa Çanakkale Boğazı'na en yakın Ada olması sebebiyle zaman zaman Venedik tarafından ablukaya maruz kalmıştır. Bir yıl Venedik istilasına uğrayan Bozcaada'yı, Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa 1657'de geri almış, 1658 yılında kendi adına vakıf kurmuş, adada yeni bir bakım, onarım ve bayındırlık hizmetlerini başlatmıştır. Köprülü Mehmed Paşa sayesinde, Bozcaada'da pek çok değişim ve yenilikler yaşanmıştır. Adada 16.-18. yüzyıllar arasında bağcılık ve balıkçılık en önemli gelir kaynaklarından biridir. Ada gelirleri padişah haslarına dâhil olduğu için, bu gelirler üç asır mukataa gelirlerinden sayılmış ve iltizam sistemi dâhilinde işletilmiştir. Osmanlı idaresinde Bozcaada üç asırda sosyal ve ekonomik yönden refah bir dönem yaşamıştır. Bu refahın sağlanmasında Ada ekonomisinin temel taşı olan balıkçılık ve bağcılığın sağlandığı ticarî imkân yanında siyasî istikrarda önemli rol oynamıştır. Çalışma da günümüze kadar gelemeyen mimarî eserler, müslim-gayrümislim ayırımı gözetmeksizin Adalıların sosyal ve ekonomik yaşantısı ile Ada'ya hizmette bulunan tüm görevliler birlikte incelenmiştir.