Hurûfât Defterlerine Göre Gelibolu Kazası (1690-1839)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Funda AKKUŞ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): CENGİZ PARLAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Osmanlı Devleti çok geniş bir coğrafyaya hüküm sürmüştür. Dolayısıyla da içerisinde pek çok milleti barındırarak, devlet çok uzun süre ayakta kalmayı başarabilmiştir. Osmanlı Devleti'nin çok uzun süre ayakta kalabilmesinde askeri başarısının yanı sıra hoşgörü politikası da etkili olmuştur. Osmanlı Devleti özellikle imar faaliyetlerini vakıflar aracılığıyla sağlamış, ele geçirdiği yerleri bu sayede Türkleştirip İslamlaşmasına katkıda bulunmuştur. Gelibolu'nun stratejik bir mevkide olması eski çağlardan itibaren Trak, Grek, Atina, Pers, Sparta, Got, Hun Kuman, Peçenek gibi kavimler ve devletler tarafından ilgi odağı haline gelmesine neden olmuştur. Yaşanan mücadeleler sonucunda Gelibolu, Osmanlı topraklarına katılarak uzun bir zaman sonra bir Türk-İslam şehri haline getirilmiştir. Gelibolu'nun ele geçirilmesiyle Osmanlı Devleti'nde üst düzey yöneticiler, zengin ve esnaf örgütünde çalışan hayırseverler tarafından şehir ve köylerde hayrî, akar ve para vakıfları oluşturulmuş halkın dinî, eğitim gibi ihtiyaçları karşılanmıştır. Bu sayede Osmanlı Devleti mektep, medrese, muallimhane, cami, mescid gibi yapılara hazinesinden herhangi bir harcama yapmaksızın sahip olmuştur. Gelibolu'daki vakıf kurucuları mahallelerde birçok cami, mescid, zaviye ve tekke yaptırarak halkın hem dinî hem de kültürel ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Ayrıca vakıf kurucuları cami, mescid, zaviye ve tekke gibi ibadethanelerin yanında eğitim kurumları olan mektep, muallimhane, medrese inşa etmişlerdir. Bunların yanı sıra hayır sahipleri tarafından Gelibolu'da çeşme, sebil, musluk, imaret gibi yapılarda inşa edilmiştir. Vakıf kurucuları inşa ettirdikleri bu vakıf yapılarına birçok menkul ve gayrimenkul de vakfetmişlerdir. Aynı zamanda vakıf kurucuları tarafından inşa edilen cami, mescid, zaviye, mektep, medrese, çeşme, imaret, hamam gibi yapıların birçoğu ya yok olmuş ya tahrip edilmiş ya da yenilenerek ayakta kalmayı başarmıştır. Gelibolu'da XVII. yüzyılın sonu ila XIX. yüzyıl ortalarına kadar tespit edebildiğimiz kadarıyla 109 vakıf kurulmuştur. Bu vakıfların en çoğu XVIII. yüzyılda kurulmuş, bir kaçı da XIX. yüzyıla intikal etmeyi başarabilmiştir. Vakıf kurucularının arasında toplumun askerî sınıfından olduğu kadar reâyâ sınıfından ileri gelen ve zengin kişilerin de bulunduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Gelibolu, Vakıf, Dinî Yapılar, İmaret, Kent Tarihi.