Sarıçay (Çanakkale)'daki çevresel parametrelerin Pelophylax bedriagae ve Mauremys rivulata türleri üzerinde hematolojik ve genotoksikolojik etkilerinin belirlenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, BİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEGÜM BORAN
Danışman: Çiğdem Gül
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, Sarıçay'ın farklı su kalitelerine sahip olan iki lokalitesinde yaşayan Pelophylax bedriagae (Levanten Ova Kurbağası) (Camerano, 1882) (12♂♂, 8♀♀), Mauremys rivulata (Balkan Çizgili Kaplumbağası) (Valenciennes, 1833) (4♂♂, 17♀♀) türlerine ait toplam 41 adet örneğin, yaşam ortamlarındaki bazı ekolojik parametrelerden etkilenip etkilenmediği hematolojik ve genotoksikolojik analizler yapılarak belirlenmiştir. Klinik hematolojiye ait eritrosit sayısı, eritrometrik ölçümler, lökosit sayısı, lökosit tipleri (lökosit formülü), hemoglobin değeri, hematokrit değeri, ortalama eritrosit hacmi (OEH), ortalama eritrosit hemoglobini (OEHb), ortalama eritrosit hemoglobin konsantrasyonu (OEHbK); genotoksikolojik analizler kapsamında nüklear anormallik frekansları ve kandaki ağır metal birikimleri incelenmiştir. Analizler için kurbağaların orta abdominal veninden, kaplumbağaların ise dorsal kaudal veninden alınan kan örneklerinin bir kısmı eser element tüplerine aktarıldıktan sonra santrifüj edilerek elde edilen plazma kısmı ağır metal analizine gönderilmiştir. Diğer hematolojik parametreler manuel olarak veya preparatlar üzerinde gerekli incelemeler yapılarak gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak; yaşadıkları habitatların su kalitesine göre P. bedriagae türünde mikronükleus, loblu nükleus, çentikli nükleus, böbrek şekilli nükleus, tomurcuklu nükleus ve total nüklear anormallik frekanslarında; M. rivulata'da ise hematokrit değerinde, lenfosit, eozinofil, heterofil ve bazofil yüzdelerinde, eritrosit genişliği değerinde, loblu ve böbrek şekilli nükleus frekanslarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir.