DOĞAL VEJETASYONDAN TOPLANAN YÜKSEK OTLAK AYRIĞI [Agropyron elongatum (Host) Schult] GENOTİPLERİNDE GENETİK İLİŞKİ VE PLOİDY SEVİYELERİNİN MOLEKÜLER YÖNTEMLERLE BELİRLENMESİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Gülhan BAYTEKİN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): İSKENDER TİRYAKİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma Çanakkale doğal vejetasyonunda yer alan yüksek otlak ayrığı [Agropyron elongatum (Host) Schult] genotiplerinin morfolojik ve moleküler karakterizasyonunu yapmak amacıyla başlatılmıştır. Çanakkale merkez ve yakın çevresinde, 24 farklı lokasyondan toplanan tohumlar 2015 yılı sonbahar döneminde tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlı olarak tarla denemesine alınmış ve 2016 vejetasyon döneminde bitkilere ait bitkisel özellikler belirlenmiştir. İncelenen bitkisel özellikler bakımından genotipler arasında büyük bir varyasyonun var olduğu tespit edilmiştir. Genotiplere ait moleküler karakterizasyon çalışmaları 12 evrensel çeltik primerleri (URP) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu markırlar toplamda 73 bant üretmiş olup bu bantların 63'ünün polimorfik olduğu belirlenmiştir. Markırlara ait ortalama polimorfizm oranı 73,27 olarak hesaplanmıştır. En yüksek polimorfizm bilgi içeriği 0,82 ile URP 17R markırından elde edilmiştir. NTSYS programı ile DICE yöntemine göre oluşturulan genetik yakınlık indeksi kullanılarak UPMGA yöntemine göre oluşturulan dendogram, genetik olarak birbirine en yakın genotiplerin 0,96 benzerlik kat sayısıyla Adliye Yanı ve Hasan Mevsuf Şehitliği lokasyonlarından toplanan genotipler arasında var olduğunu göstermiştir. Flow sitometri ile yapılan çekirdek DNA analiz sonuçları, yüksek otlak ayrığına ait ortalama çekirdek DNA miktarının 43,28 pg olduğunu göstermiştir. Çalışma sonuçları, URP primerlerinin yüksek otlak ayrığı genotiplerinde genetik tanımlama yapmak ve genotipler arasındaki genetik ilişkiyi ortaya çıkarmak amacıyla kullanılabileceğini, var olan morfolojik ve genetik varyasyonun ıslah çalışmalarında kullanılabileceğini göstermiştir.