İç mekan resimlerinde atölye kompozisyonları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, RESİM ANASANAT DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİSA İPEK

Danışman: Gül Sarıdikmen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Atölye kavramı, eski çağlardan beri süre gelen, sanatçının dört duvar arasında kendini daha güvende hissederek, eserlerini üretebileceği bir mekâna ihtiyaç duyma isteğiyle birlikte doğmaya başlamıştır. Resim sanatının ilk olarak ortaya çıktığı eski Mısır, Yunan ve Roma dönemlerinde, sanatçı ve zanaatçıların yapmış oldukları eserler, çalışma yöntemleri ve üslupları kapsamında örneklerle desteklenmiştir. Atölye oluşumunun ilk evresi, eski Roma döneminde sanatçıların hususi olarak kullandıkları çalışma ortamlarıyla açığa çıkmıştır. Avrupa resminde Rönesans sanatçısı Dürer'in gravürleriyle atölye kavramı, sanatçının çalışma odası üzerinden şekil almıştır. Barok dönemle birlikte, sanatçının çalıştığı ve eserlerini ürettiği yer, mekân gibi kavramlar, yerini sanatçı atölyesi tanımına bırakmıştır. Velazquez, Rembrandt, Vermeer gibi sanatçılar, yağlıboya tekniği ile ele almış oldukları figürlü-figürsüz atölye tasvirlerinde, sanatçıyı yücelten estetik algının toplum tarafından benimsenmesini sağlamışlardır. Atölye konulu tasvirleri olan sanatçılar ve temsil ettikleri akımlar, tarih sıralaması gözetilecek şekilde bir arada değerlendirilmiştir. Türk resminde incelenen atölye kompozisyonlarında ise Osman Hamdi Bey'in Ressam Çalışırken isimli eseri, Türk resminde yapılmış ilk atölye resim örnekleri arasındadır. Avrupa ve Türk resmindeki atölye betimlemeleri yapan sanatçıların eserleri ve atölye kavramının geçmişten yakın tarihe kadar olan gelişimi ile bu süreç içinde yaygınlaşması incelenmiştir. Süreklilik halinde eser üreten sanatçının, gündelik hayatını geçirdiği atölye mekânı üzerinden yapılan betimlemelerin çözümlenmeleri yapılmıştır. Atölye konulu uygulamalar kısmında; sanatçı-mekân ilişkisi içinde, soyut ve somut bağlamlar arasında kurulan köprüyü ifade edebilme amacı üzerinde durulmuştur.