Vakayi-i tıbbiye dergisinin 1884/100,1897/24,1897/5,1897/12 ve 1897/13 sayılarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEVZİ SEFA DEREKÖY
Danışman: Özkan Keskin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Haftalık ve aylık gibi belirli aralıklarla çıkan ve her sayısı birden çok yazarın yazılarından oluşan, birbirini takip eden numaralar ve tarih verilen yayın türüne süreli yayınlar denmektedir. En bilinen türleri gazete ve dergilerdir. Süreli yayınların tarihçesi 1500'lü yıllara doğru Avrupa'da gelişen ve yayılan matbaa teknolojisi ile başlar. Fransa'da 1665'de yayınlanan "Journal des Sçavans" ile İngiltere'deki "Philosophical Transactions of the Royal Society" ilk bilim dergileri olarak kabul edilir. İlk Türkçe bilim ve tıp dergisi olan "Vakayi-i Tıbbiye" ise İstanbul'da Mektebi-i Tıbbiye-i Şahane tarafından Mart 1849'da yayınlanmıştır. Türkiye'de ilk Türkçe matbaanın 1727'de kurulduğu ve ilk resmi gazetenin (Takvim-i Vekayi) 1831'de yayınlandığı göz önüne alındığında, ilk Türkçe tıp dergisinin 1849 yılında yayın hayatına başlamasının önemi daha iyi ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada "Vakayi-i Tıbbiye" dergisinin Ankara'daki Milli Kütüphane'den elde edilen beş sayısının Osmanlıca'dan Türkçe'ye transkripsiyonu yapıldı. Derginin içeriğiyle beraber genel özellikleri incelendi. Değerlendirmeye alınan sayılardaki konular, akciğer iltihapları, aktinomikoz, kas ve eklem problemleri gibi o dönemlerde sık rastlanan hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgiliydi. Avrupa'daki çağdaş tıp merkezlerinin çalışmaları ile Koch, Lister, Pastör, Könnig ve Kusmaul gibi yazarlara atıflar yapılmıştır. Ülkemizdeki bilim insanlarının 1896'daki Dünya Cerrahi Kongresi'ne ve 1897'deki Moskova Tıp Kongresi'ne katıldıkları anlaşılmaktadır. Burdur ve Manastır gibi kentlerde yapılan epidemiyolojik incelemeler, tıp topografyası başlığı altında yazılmıştır. Burdur'da bulunan ve günümüzde Sagalossos olarak bilinen antik kentle ilgili arkeolojik bilgilerin verilmesi oldukça önemli olup, o dönem hekimlerinin sosyal alana ilgilerini yansıtması hususunda değerli bir bulgudur. Gerçek bilim tarihimizin ortaya konmasında, süreli yayınların Osmanlıca'dan Türkçe'ye transkripsiyonu önemli rol oynayacaktır. Bu anlamda Osmanlıca'nın öğretilmesi temel ilke olarak benimsenmelidir. Osmanlıca süreli yayınlarla ilgili tez gibi çalışmalar mutlaka ayrı bir katalog haline getirilmeli ve çıkan sonuçlar kamuoyu ile paylaşılmalıdır.