İş sağlığı ve güvenliğinde psikososyal etkenlerin rolü: Çanakkale kamu kurumlarında ampirik bir uygulama


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERDİNÇ BALIK

Danışman: Ümran Şengül

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Rekabetin ve teknolojik gelişmelerin hızla arttığı günümüzde, değişen işgücü yapısı, çalışan beklentileri vb. hedeflere varma yolunda işletmeleri psikososyal etmenleri dikkate almaya zorunlu hale getirmiştir. Psikososyal etkenler; iş sağlığı ve güvenliğinin fiziksel, biyolojik, kimyasal ve ergonomik etkenlere göre az bilinen bir boyutudur. İşyerinde mevcut fiziksel risklere göre çoğunlukla göz ardı edilen psikososyal riskler, işgören sağlığı üzerinde negatif etkilere sebep olmaktadır. İş yükünün artması, çalışma saatleri, çalışma temposu gibi olumsuz etkiler kişiler üzerinde tükenmişlik ve gerginlik başta olmak üzere pek çok etkiye neden olmaktadır. Bu olumsuz etkiler zamanla işyerine bağlılığın azalması, devamsızlıkların artması gibi istenmeyen neticelere sebep olmaktadır. Bu noktada psikososyal risklerin işgörenler üzerinde oluşturduğu stres çalışma hayatında etkisi ve sonuçları ile beraber üzerinde durulması gereken bir husustur. Araştırmanın amacı, kamu çalışanlarının örgütsel adalet, örgütsel bağlılık ve iş tükenmişliği düzeylerini belirleyerek, söz konusu faktörler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Bunun için, Çanakkale merkezde çeşitli kurumlarda görev yapan toplam 612 kamu çalışanına anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, SPSS 19'da analiz edilmiştir. Araştırmada, frekans analizi, bağımsız örneklemler için T-testi, ANOVA testi, çoklu regresyon analizi, korelasyon analizi, ve güvenilirlik analizi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, kamu çalışanlarının örgütsel adaleti algılama düzeyleri ile cinsiyet, yaş, medeni durum, görev yılı, kadro durumu, gelir ve unvanları arasında; örgütsel bağlılığı algılama düzeyleri ile medeni durum, cinsiyet, kadro durumu, gelir ve unvanları arasında; son olarak tükenmişliği algılama düzeyleri ile cinsiyet, yaş, medeni durum, görev yılı, toplam hizmet süresi, kadro durumu, gelir ve unvanları arasında istatistiki olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Araştırma bütünsel olarak değerlendirildiğinde, örgütsel adaletin örgütsel bağlılık üzerinde doğru yönlü pozitif; örgütsel adaletin örgütsel tükenmişlik üzerinde ters yönlü negatif bir ilişkisinin olduğu sonucuna varılmış olup, Ayrıca, örgütsel bağlılık ile örgütsel tükenmişlik arasında da ters yönlü negatif bir ilişkinin olduğu ortaya konmuştur.