Kadın işgücüne yönelik ayrımcılık sorunu: Bursa serbest bölgesi örneğinde kadın yöneticilerin karşılaştıkları ayrımcılık uygulamaları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Elif Acar

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ÖZGÜR TOPKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kadınların işe girme kararı almaları, çalışma hayatına katılmaları ve kariyerlerinde yükselmeleri aşamalarında karşılaştıkları birçok engelin temelinde kuşkusuz cinsiyet ayrımcılığı yatmaktadır. Cinsiyet ayrımcılığı ve değişmeyen önyargılar, kadınların çalışma hayatından uzaklaşmalarına sebep olurken, yüksek mevkilere ulaşma konusunda erkekleri ayrıcalıklı konuma taşımaktadır. Tarih boyunca cinsiyete dayalı işbölümüne tabi olan kadınlar üretim ilişkilerinde var olan ataerkil değerlerden oldukça etkilenmiştir. Ataerkil yapının kadın için uygun gördüğü ''eş ve annelik'' görevi kadının ev dışında çalışmasının önündeki en önemli engel olmuştur. İstihdam edilen kadın sayısında en fazla artış sanayi devrimi döneminde gerçekleşmiştir. Gelişen sanayi ''işçi'' sınıfının doğmasına sebep olurken kadının da ücret karşılığında emeğini satmasının önünü açmıştır. Bu sebeple Sanayi Devrimi kadınların iş hayatında bir dönüm noktasıdır denilebilir. Dönemin başlarında kötü çalışma koşulları ve düşük ücretlerle çalışma hayatında varlık gösteren kadınlar ilerleyen zamanlarda daha iyi şartlara kavuşmuşlardır. İş hayatında Sanayi Devrimiyle beraber varlıklarını kabul ettiren kadınlar, yaşanan I. ve II. Dünya Savaşlarının erkekleri savaşa dahil edip kadınları çalışmak zorunda bırakması ile iş hayatındaki konumlarını sağlamlaştırmıştır. Çalışan kadına ihtiyacın artması çalışma koşullarının iyileşmesine ve ücretlerin artmasına etki etmiştir. Bu durum kadının çalışma hayatına katılmaya daha fazla istek duymasını sağlamıştır. Tüm bunların yanında ilerleyen zaman da yaşanan küreselleşme ve teknolojik gelişmeler işgücü yapısında birtakım değişiklikleri de beraberinde getirmiştir. Değişen toplumsal yapı alışılmışın dışında işgücünün oluşmasını sağlamış, çalışma hayatında kadınlara daha da fazla yer verilmiştir. Günümüz bilgi toplumunun çalışan prototipine, aldıkları eğitim ve sahip oldukları yetkinlikler sayesinde kadınlar daha uygun olsa da, iş dünyasında kadınların ağırlığı her geçen gün artış gösterse de üst düzey yönetici konumuna ulaşan kadın sayısında halen daha istenilen seviyeye gelinemediği açıktır. Günümüzde tartışması en çok yapılan cinsiyet ayrımcılığı konusu, kadın işgücünün çalışma hayatının çeşitli safhalarında kendini göstermekte fakat en geniş boyutuna terfi konusunda ulaşmaktadır. Bireysel, örgütsel ve toplumsal olmak üzere üç başlıkta ele alınan nedenler kadınların yönetici olma yolunda karşılaştıkları engelleri oluşturmaktadır. Üst yönetim kademelerine gelmek isteyen kadın çalışanlar erkek meslektaşlarına oranla daha fazla çabalamakta ve mesleklerinin yanında aile içi görevlerini de yerine getirmektedirler. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de genellikle işin statüsünde artış olduğunda o işi yapan kadın sayısı azalmaktadır ve karşılaşmış oldukları ayrımcılık uygulamaları kadınların kariyerlerinde kilit nokta olmaktadır. Çalışmada geçmişten günümüze kadın çalışan ele alınırken, çalışan kadının yönetici kadın olma yolunda karşılaştığı cinsiyete dayalı ayrımcılık uygulamaları incelenmeye çalışılmıştır. Son olarak özel sektör kapsamında Türkiye'nin önde gelen bölgelerinden Bursa Serbest Bölge'de faaliyet gösteren firmalarda yönetici konumunda olan çalışanların cinsiyete dayalı ayrımcılık uygulamaları hakkındaki görüşlerini incelemek üzere anket çalışması yapılmış, veriler bu yönde değerlendirilmiştir.